GÜLÜMSE ÇEKİYORUM
Seher vakti, gün ağarırken karanlık yerini aydınlığa bırakıyordu. Pencereyi doğayla uyumlanmak ve tertemiz havayı solumak niyetiyle açtı. Evin havasız ortamı…
Seher vakti, gün ağarırken karanlık yerini aydınlığa bırakıyordu. Pencereyi doğayla uyumlanmak ve tertemiz havayı solumak niyetiyle açtı. Evin havasız ortamı…
Zeynep hızla açılan perdeden içeriye giren keskin gün ışığının verdiği rahatsızlıkla yorganı başına çekmişti. Bir yandan uyanmaya diğer yandan neler olduğunu…
5 DAKİKADA DEĞİŞİR Mİ DEĞİŞİR Büyük hedefler için ilk başta büyük değişiklikler yapmamız gerektiğini zannederiz. Aynı anda hem daha çok çalışmak hem daha az…
AMACINA YAKLAŞANLAR Hande, “Hiçbir gün vaktinde çıkamıyoruz evden.” diye şikâyet etti… Selen bir türlü hazırlanamıyordu. “Ne kadar erken kalkarsak kalkalım…
Yaz mevsimi elveda derken sonbaharın ilk günleri yaşanıyordu. Akşam olmuş, hava serinlemişti. Sevgi, ayaklarının üşüdüğünü fark etti. Koltuktan kalkıp ayağına…
Geceden beri ince ince yağan kar, her yeri sessizce örtmüştü. Sokak lambalarının kara yansıyan ışıkları ortalığı hafifçe aydınlatıyordu. "Dırı dırıt, dırı…
Son ders zili çalmış ve çocuklar dört gözle bekledikleri yaz tatiline kavuşmuştu. Onlar tatilin tadını çıkaracaktı çıkarmasına ama çalışan anne-babalar için…
Kadın, hastane acilindeki sedyede gözleri kapalı mırıldanıyordu; – Tek başımayım, bu hayatta kimsem yok... Görevli hemşire merakla yaşlı kadına yaklaştı; –…
Bora yine sabah saat 12’de, yatağın içine kadar giren güneşin sıcaklığıyla uyanmıştı. Gözlerini kısıp etrafa bakındı; içinden de "Yine perdeyi açıp gitmiş…
Şirin, bel ağrısından dolayı birkaç gündür işe gidemiyordu; kanepede uzanmış, fazla kilolarına rağmen cips poşetine elini daldırıp duruyordu. Ev sessizdi…
“Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde... Bir türkü tutturmuşum, duyuyorsun değil mi? Çalacak bir kapım yok, mutluluğa hasretim; Artık sokaklar benim…
İnsanoğlu ilginç bir varlık. Neden mi? Kanatlarının farkında olmayan bir kuş ya da liderliğinin farkında olmayan bir aslan gibi geçirir ömrünü. Kendini…
“Ben evde mevde durmam Kerem. Yatmadan yatmaya... Gündüzü, akşamı hep bir planım olur. Oğlum, niye boşandık sanıyorsun? Oh be, özgürlük varmış.” “Bora, oğlum…
Kaçış Rampası Kapıyı çalmadan önce içerden gelen seslere kulak kabarttı Zehra. Kapı açıldığında kalp atışlarında belirgin bir artış olmuştu duyduğu ses…
Arda ve Cem, ilkokul sıralarında başlayan dostluklarını yıllardır koparmamış iki yakın arkadaştı. Ne zaman bir araya gelseler zamanın nasıl geçtiğini anlamaz…
Uzun süren bulutlu günlerin ardından nihayet güneş yüzünü göstermişti. Gün ışığı, günlerdir açılmayan stor perdenin ince aralıklarından sızarak odanın içine…
Eskiden korkularım uzaktaydı, karanlığın içinde. Güneş batınca başlardı tedirginliğim. " Hadi oğlum, eve! " diye seslenirdim. Oğlum odasına geçti mi…
Sude, sabahın ilk ışıkları ve kuşların sesleriyle kalkıp camı açtı. Temiz havayı içine çekiyordu ki o sırada alarmı çaldı. Bu sefer olmuştu; alarmı ertelemeden…
Özeldir son sahneler... Akılda kalanlar onlar olur... Düğün dağılırken... Herkes yorgunken... İnsanı giriştekinden daha da neşeli uğurlanmak etkiler en çok…
Bir ev düşün; kapıları sağlam, pencereleri kapalı... Ebeveynleri denetleyen, eve neyin girip neyin girmeyeceğinde net olan... Ama o evde bir kapı daha var ama…
Parlak bir ten, hafif pembe yanaklar ve pürüzsüz bir görünüm... Ergenliğin sivilce sorunlarıyla boğuşan Ceren için eksikliğini duyduğu şeylerdi... Nasıl da…
İnsan istek üreterek hayatını yaşar. İstekler neyin nasıl yapılacağının motivasyonunu ateşler. Bu motivasyonla insan bir sonuca kavuşur. Ancak modern hayat…
Güzel bir cumartesi sabahıydı ve hava çoktan aydınlanmıştı. Cemre; "Saat kaç olmuş, uyuyakalmışım! Gün bitti, of ya!" diye söylendi kendi kendine. Neden böyle…
Cemil Bey, uyanır uyanmaz televizyonun karşısına geçip kumandayı eline almıştı. Biraz haberlere baktı, sarmadı; biraz gündüz kuşağına göz attı, olmadı... O…
Yemekler yenmiş, bulaşıklar ortadan kalkmıştı. Ocağa çayı koydu, davlumbazın sarı ışığını yaktı ve mutfak masasına oturdu. Çay demlenene kadar zihnindeki…
"Inga, inga, inga..." sesi duyulduğunda tüm koridorda tam bir bayram havası esmişti. Çünkü yıllar sonra her iki sülalenin de ilk torunu olan Aras, dünyaya…
Kariyerinde ihtiyacın olan şeyler ne? Öğrenim... Diploma... Stajlar... Deneyim... Kaç yıl mesela? "İlişkilerinde yaşadığın problemler" deyince ne anlıyorsun…
İki insan vardı. Aynı anda çıktılar yola. Amaçları birbirine yakındı. Huzur... Mutluluk... Başarı... Başlangıç kolaydı. Heyecan vardı, umut vardı. Yol düzdü…
Akşam güneşi evin duvarına yaslanmıştı. Işık sert değildi; görevini tamamlamış gibiydi. Tarla kuşu vardiya değişimi için şakımaya başlamıştı. İsmet Dede, camın…
İnsan, yasaklardan hoşlanmaz. Hatta aklında yokken onu tahrik eder öyle değil mi? Yasakları çiğnemek ona haz verir. Peki neden? Niyeti uyumsuz olmak mı? Hayır…
Dağların zirvesinde kalan kar, artık yalnızca uzaktan bakılan bir ayrıntıydı. Günlerdir süren kış, yerini belirsiz bir bahar havasına bırakmış, hayat yeniden…
Zeynep, yağmurdan kalan birikintilerinin arasından ilerleyerek hastanenin otoparkına aracını park etti. Yapraklarını dökmüş ıhlamur ağaçları, gri havaya eşlik…
Kar tanelerinin her yanı beyaza bürüdüğü bir kış günüydü. Rüzgârla karın sessiz iş birliği, soğuğu daha da keskinleştiriyordu. Sedef Hanım pencerenin önünde…
Yasemin çalan alarmın sesi ile uyandı. Bir yandan alarmı kapatmak için saatini ararken gözü pencereye ilişti. O da neydi, yoksa kar mı yağıyordu? Pencereden…
Turuncunun tonları kayboluyor, sonbahar veda ediyordu. Beklenen soğuğun aksine, hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerindeydi. Bu durum, soğuk havalardan hiç…
Sakınmak kelimesi “sak” kökünden gelir. Eski Türkçede bu kök korumak, gözetmek, zarardan uzak tutmak anlamlarını taşır. Sakınmak, sakıncalı, sakın, saklamak……
İnsanın hayatı çoğu zaman iki yol arasında geçer. Gizem, her sabah geçtiği o yolda ilk defa durdu. Zihninden geçenlerden bir türlü kurtulamıyordu. Gece…
Annesi bir ümitle Pervin’e akıl vermeye çalışıyordu. “Kızım, çocuğun her istediğine izin verilir mi? 12 yaşında bu kız ama o makyaj, o tırnaklar da ne öyle?”…
Sakınmada Ustalık, insanın hayat serüveninde hedeflerinden uzaklaştırıp gerçek potansiyelini ortaya çıkarmasına engel olan iç ve dış etkenleri tanımasına ve…