
BEN ÇOCUĞUMU YAN ODADA KAYBETTİM
Eskiden korkularım uzaktaydı, karanlığın içinde. Güneş batınca başlardı tedirginliğim. "Hadi oğlum, eve! " diye seslenirdim. Oğlum odasına geçti mi rahatlardım. "Artık güvende." derdim. Meğer ne kadar yanılmışım.
Şimdi ben çocuğumu evde kaybettim.
O sabah Atlas'ı okula uğurlarken dağınık saçını düzelttim. Her zamanki gibi "Akşam ezanı okunmadan evde ol." dedim. Sıradan bir gün sanmıştım. Meğer o sıradanlık, son vedammış.
Ben tehlikeyi dışarıda ve karanlıkta sanmıştım. Oysa tehlike avucunun içindeki o küçük ekranlı ışıkta gizliymiş. Ben salonda yorgunluk atarken, Atlas ışıkta kayboluyormuş. Aynı evde olsak da ayrı dünyalarda yaşamışız.
Ben onun sessizliğini huzur sandım. Kapısını kapatmasını ergenlik diye yorumladım. Oysa o kapı yakınları uzaklaştıran bir sınırmış. Sınırın dışında kaldığımı fark edemedim.
Ben ona kendi çocukluğumun doğrularını anlatıyordum. Atlas da bilmediğim bir dünyanın içinde kendi doğrularını kuruyormuş. Şiddeti izleyerek normalleştirmiş ve duyarsızlığı öğrenmiş.
Kendime soruyorum: Neden yanında olamadım? "Ne izliyorsun?" demek yerine "Birlikte izleyelim mi? " diyebilirdim. Keşke ona gerçeği yaşayarak gösterebilseydim. Keşke onun kalbindeki pusulaya ulaşması için yol açabilseydim.
Onu hep korumuştum sokaktan, karanlıktan ve yabancılardan... Fakat bir çocuğu korumak, onu dünyadan saklamak değilmiş. Onu dünyanın içinde sakındırmakmış.
Ben çocuğumu bir günde kaybetmedim. Fark edemeden yavaş yavaş uzaklaşmış benden.
Ben bakarken ama görmezken...
Şimdi anlıyorum...
Bir çocuk anlaşılmadığı yerde susarmış, görülmediği yerde kaybolurmuş.
Bir umut odasının kapısını tıkladım ama o dünyasının kapısını çoktan kilitlemiş...
Çocuklar, dışarıdaki tehlikeden değil, evin içindeki yalnızlıktan kaybolur. Vakit dolmadan o kapıya varın. Sadece kapıyı çalmayın, içeri girin.
Yakınlaşın...
Yakınların uzak olmaması dileğiyle...
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (32)
Merba dedi ki
11 Haziran 2026Kaygılı ve endişeli her yakınlaşma çabası da ters tepiyor maalesef. Samimiyet ve ilgiyi diri tutmak gerekiyor hep...
Esra dedi ki
11 Haziran 2026Maalesef günümüzu çok iyi yansıtan acı tablo tam olarak böyle... İçimiz acıyor elinde telefonu ile sanal alemde kaybolmuş bir genç görünce... Sosyal medyada aktif, hayatın içinde pasif bir gençlik. Umarım artık uyanabiliriz... Asıl sakindirmamiz gereken şeyler çok açık...
Esra dedi ki
11 Haziran 2026Maalesef günümüzu çok iyi yansıtan acı tablo tam olarak böyle... İçimiz acıyor elinde telefonu ile sanal alemde kaybolmuş bir genç görünce... Sosyal medyada aktif, hayatın içinde pasif bir gençlik. Umarım artık uyanabiliriz... Asıl sakindirmamiz gereken şeyler çok açık
Havva dedi ki
12 Haziran 2026Bazen bir işe odaklanabilmek için çocukların sessizliğini önlerindeki ekrana bakmalarını nimet sanıyoruz ama onların hangi dünyada kaybolduklarını fark edemeyebiliyoruz
Fark ettiren güzel bir yazı 😔
Leyla Sözüer dedi ki
12 Haziran 2026Harika
O kadar güncel, o kadar gerçek ki…
Yasaklarla koruyacağımızı sanıyoruz…Emeğinize sağlık🪷
Betül Uğur dedi ki
12 Haziran 2026Ne kadar günümüz gerçeği..
Biz çocuklarımızı dış dünyadan korumak isterken, eline oyalnsın diye verdiğimiz aptal kutusuna bağımlı yaptık. Bunu kendi çocuklarımıza kendimiz yaptık.betül dedi ki
12 Haziran 2026ne kadar içten, ne kadar samimi.. ve ne kadar gerçek bir yazı,
tam da hayatımızın içinden..
yakınlarımıza yakın olabilmek dileğiyle..Tuba Zorlu dedi ki
12 Haziran 2026Aynı evde olsak da ayrı dünyalarda yaşamışız … aile olabilmek üzerine düşündürücü bir yazı .
Filiz Doğan dedi ki
12 Haziran 2026Her cümlesi altın değerinde tavsiyeler, kaleminize sağlık, yakın olabilenlerden olmak dileğiyle
Petek dedi ki
12 Haziran 2026ne kadar da içten yazılmış bir yazı… emeğinize sağlık… 🎀
NKG dedi ki
12 Haziran 2026'Fakat bir çocuğu korumak, onu dünyadan saklamak değilmiş. Onu dünyanın içinde sakındırmakmış.' ne kadar anlamlı bir yazı olmuş. insan çocuğu evinin içinde durunca güvende zanneder, oysa en büyük tehlike orada yalnızlaşmasında... dünyadan koruyamazsın ki onu, kendini dünyadan koruyacak bir ekosistem kurmazsan çocukta..
Hayrish dedi ki
12 Haziran 2026Çocuğun iç dünyasına seçmeden aldığı her şey zamanla kendi doğrularını oluşturup gerçekten uzaklaştırabiliyor.
O yüzden yetiştirenin doğrularıyla çocuğun doğruları arasında bir anda uçurum olabiliyor.
Bilinci açık çocuklar yetiştirmek için önce açık bilinçli ebeveynler olmak gerek...
Hüsna dedi ki
12 Haziran 2026Ne kadar gerçek bir analiz… kuşaklar arası fark gitgide artıyor ve aynı evde yanyana ama herkes ayrı bir dünyada.
Ne yapmalı peki? İnsan önce tanımalı, anlamalı. İnsan ancak bildiğini yönetebilir. Öyleyse ben kimi benim çocuğum kim gerçekten ihtiyacı ne? Bunları çok iyi irdelemek gerekiyor
END dedi ki
12 Haziran 2026Çocuklarımız, gözbebeklerimiz…
Çok fazla sarıp sarmalamadan özgüvenli yetiştirmek nasıl bir marifetse
İpleri tamamen bırakmadan, bilincimizi tamamen çekmeden takipte kalmak da bir marifet
Yetiştiricilik bir denge; kaygılanmadan, gerçek ve doğruyu ayırt etme marifeti vererek sorumluluklarını devretme
Tüm ebeveynlerin ebeveyn olma sorumluluğunun ne olduğunu tekrar gözden geçirmesi gerektiğini hatırlattığınız için teşekkürlerSecil dedi ki
12 Haziran 2026Yakından hiç birbirimize Uzak olmasın çok güzel anlatılmış bir yerde samimiyet varsa o o uzaklar yakın olabilir Yoksa o ışıklı şaşalı dehlizlerde kaybolup gidebilirler
Esra B dedi ki
12 Haziran 2026Yakınlarımız uzak, uzaklarımız yakın oldu. Sosyal medyada gördüklerimizin içtiği kahve markasına kadar bilirken çocuğumuzu, kardeşimizi tanıyamaz olduk. Ne acı…..
İlknur Y. dedi ki
13 Haziran 2026Yan odada çocuğumdan haberim yok. Ama komşunun kızı düğünde ne giymiş biliyorum. Çok acı. Hatırlatma için teşekkürler 💐
Md dedi ki
13 Haziran 2026Çok doğru... Çocuklar evde gözümüzün önünde diyoruz ama aslında onlar çoktan başka dünyanın içinde yer almışlar bile. Gözünün önünden kayıp gitmesi tam da bu aslında
Neşe Türk dedi ki
13 Haziran 2026Bu yazı ile , *evlerimizin içine kadar giren görünmez tehlikeleri, dijital dünyanın çocuklarımız üzerindeki etkisini ve onları kaybetmeden önce neler yapabileceğimizi birlikte düşünmek* için çok güzel bir ufuk açmış oldu bizlere
Neşe T dedi ki
13 Haziran 2026'''Ben onun sessizliğini huzur sandım'' en çok yanıldıgımız yer burası olsa gerek...😔
Denizkızı dedi ki
13 Haziran 2026Hiçbirşeyin bir anda olmadığı hayatın bize işaretlerini gösterdiği fakat işaretleri doğru okuyamadığımda başımıza gelen olayları çok güzel anlatan bir yazı olmuş. Aynı zamanda aynı evde yaşayan fakat anneli babalı yetim kalan ve büyüyen çocuklar gibi....
Arzu dedi ki
13 Haziran 2026O kapıyı çalmadan olmuyor. Aile diyor ki okul, dersler, sınavlar önemli. Lgs, Yds, yks'den daha önemlisi ona aile sıcaklığı ve ilgisini verebilmek. Yakınlaşmak ona tüm imkanları sunmaktan daha önemli. O zaman anlıyorsun ki çocuğun imkana değil ilgi ve sevgiye ihtiyacı var. Emeğinize sağlık... İçi cız ettiren ama uykudan uyandıran bir yazı olmuş ✨
Nur dedi ki
13 Haziran 2026Bir umut odasının kapısını tıkladım ama o dünyasının kapısını çoktan kilitlemiş…
Cümle o kadar gerçek ve sık rastlanan bir durum ki çocuklarımızı mutlu edelim diye tüm isteklerini karşılarken onları sürüklediğimiz bu doyumsuzluk uçurumu ve yalnızlık durumu çok güzel özetşenmiş.Kübra P. dedi ki
13 Haziran 2026Çocuklarımıza özenle hazırladığımız odalarda onlara yabancılaşıyor olmak ne acı ☹️ çok güzel bir yazı olmuş💜
Secil dedi ki
13 Haziran 2026Harika bir yazı olmuş ne kadar gerçek ve acı aslında
Çiçek dedi ki
13 Haziran 2026Ben onun sessizliğini huzur sandım ne vurucu bir cümle
Anda bizde iyiysek irdelemiyoruz çok fazla bu işin nereye gittiğiniGülfer Özcan dedi ki
13 Haziran 2026Ne kadar acı ama bir o kadar da gerçek... Çocuklarımızı sadece korumak değil, anlamak ve onların dünyasına girebilmek gerekiyor. Düşündüren, yüreğe dokunan bir yazı.
Şükran Koçer dedi ki
13 Haziran 2026'Bir çocuk anlaşılmadığı yerde susarmış, görülmediği yerde kaybolurmuş' içimi acıttı...anlamadığımız ve görmediğimiz çocuk kalmasın dileğiyle. Teşekkürler güzel farkındalık için
Sgrm dedi ki
19 Haziran 2026Bazen çocuklar uzaklaşmaz; biz onların sessizliğini duymayı geciktiririz. Vakit varken gönüllerine dokunabilmek ve gerçekten yanında olabilmek
Nagihan dedi ki
4 Temmuz 2026Yakınların uzak olmaması dileğiyle…
Zihninize sağlık💛
Korkularımız ergenlik, ilimle bakabilmek davranabilmek nasip olsun💛💫Sezen B. dedi ki
18 Temmuz 2026Son zamanlarda sürekli ailelerin yaşadığı bu probleme çok şahit olmaya başladım , doğru tepki doğru yaklaşım problemi çözmede önemli...
Işık dedi ki
28 Temmuz 2026Sağlam bir ilişki güçlü bir iletişim olmazsa farklı hayatları bir eve sokul ına aile diyemiyoruz
