
Kılçıklı Hayat
Turuncunun tonları kayboluyor, sonbahar veda ediyordu. Beklenen soğuğun aksine, hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerindeydi. Bu durum, soğuk havalardan hiç hoşlanmayan Aylin için sevindiriciydi. Ne karın yağmaması ne de susuzluk endişesi onun gündeminde değildi. Havalar istediği gibiyse sorun yoktu.
Aylin, büyük bir aile olma hayaliyle yapmıştı evliliğini. Çok istediği bebeğine kavuşması hiç de kolay olmamıştı. 8 yıllık bir süreçten sonra Aras’ı kucağına alabilmişti. Artık her şey tastamam olacaktı.
Aras’ın sebebini bulamadığı ağlamaları Aylin’i çaresiz bırakıyordu. Aç kaldığını düşünüp Aras’a sürekli mama veriyor ve ağlamasın diye kucağından indirmiyordu. Aras o kadar kucağa alışmıştı ki, indirince tüm gücüyle ağlıyordu.
Aylin Aras’ı eğiten değil; isteklerini yerine getiren bir anne olmuştu. Onun odağında sadece Aras vardı. Annesinin “Kızım, nasıl alıştırırsan öyle gider.” demesine ve önerilerine rağmen geçiştiriyordu. “Aras nasıl olsa büyüyecek ve büyünce öğrenecek annecim.”’ diyordu. İnsan bebekken bile öğrenirdi, bilmiyordu.
Tohumların meyve vermesi için sadece bakım vermek yetmez, bir de vakti gelene kadar sabretmek gerekir. Her işin mutlaka bir hakkı vardır. Onu aşmadan başarıya ulaşılmıyor. Soğuk havalar ekinleri zorlu şartlara hazırlar ve kaliteyi arttırır. Her avantaj veya dezavantajlara verilen tepkilerle bir şeyler oluşur. İnsanoğlu önce avantajı görür ve ona koşmak ister. Oysa kılçıksız balık olmadığı gibi kılçıksız hayat da yoktur. Onu ayıklarken insan olgunlaşır ve çabuk bulanmayan derin bir su gibi olur…
Aylin, Aras’ın hastalanmasına ve ağlamasına dayanamıyordu. Onu avutmak için her şeyi deniyordu. Sanki o hiç ağlamamalıydı. Zamanla bu durumun kendilerine zarar vermeye başladığını anlamıştı. Güvendiği çocuk doktoru arkadaşı Yıldız’a koştu yeniden. Bekleme salonundayken annesinin dediklerini hatırladı: “Güzel kızım böyle olmaz. İnsan duygularını kontrol edemezse işleri yokuşa sürmüş olur. Kurtulmaya çalışma, bu zorluklar olacak ama sen olmamalı gibi davranırsan bu seni çok yıpratır. Seni bu yokuşlar olgunlaştıracak. Bunlar senin şifan. Ne olur direnme yavrucuğum.”
Aylin beklerken kendine telkinde bulunuyordu “Sütüm yok diye endişe etme. Sen emzirmeye devam et. Sen devam ettikçe sütün gelmeye başlayacak. Gelmezse de olabilir. Sen su içmeyi ihmal etme ve sütünü artıracak gıdalar tüketmeye çalış. Sonra da bırak, direnme!”
Meğer insan bilgisinin eksik olduğu konuda endişeleniyormuş. Aylin işi uzmanına danışınca rahatlamıştı. Belki sorun hala çözülmemişti ama kılçıkları nasıl ayıklayacağını artık biliyordu.
Yıldız “Bebek ağladığında önce sebebini anlamaya çalışmalısın. Onun ritmini takip et; uykusunu, yemek saatlerini, hoşlanıp hoşlanmadıklarını… Yalnız bu yetmez. Sen iyi olmazsan bebek de iyi olmaz. İyi olmak için küçük küçük yürüyüşler yapabilirsin. Bol vaktin yok biliyorum ama arada derede deneyebilirsin. Bu denemelerin seni başta zorlayacak ama toplamda iyi gelecek. Mücadele etmeden başarıya yaklaşılmaz Aylin’cim.”
Aylin, içine düştüğü stres kuyusundan çıkmış, ışığı görmüştü. Eve dönerken soğuğu hissetti; ancak bu sefer şikayetçi değildi. Mevsimin zor şartları bile güçlenmek için iyi bir fırsatmış meğer.
İnsan, şekeri rafine tercih ettiği gibi hayatı da rafine istiyor. Zahmeti ayıklanmış kılçıksız bir hayat bekliyor. Oysa peşinde koştuğu hayat gerçek değil. Bu onu güçsüzleştirir, dayanıksız yapar. Ağlamayan bebek, kışı olmayan iklim gerçek olmadığı gibi zahmeti olmayan hayat da gerçek değildir. O zaman “Gir içeri Kılçıklı hayat” …
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (33)
Neşe T dedi ki
30 Ocak 2026İnsan kılçıksız bir hayat yaşamak ister. Oysa ki kılçıkları ayıklayabilmek,hayata lezzet katar
Merve dedi ki
20 Şubat 2026Şu çok sade gözüken bilgi aslında öyle bir bilgi ki… zıddını yaşamadan bilemiyor insan…
Sezen dedi ki
30 Ocak 2026Kılçıksız bir hayat olsaydı o zamanda çok monoton çok sıkıcı diye şikayet ederdi insanoğlu
nb dedi ki
31 Ocak 2026İnsan hayatı rafineri yaşamak istiyor. Hâlbuki bilmiyor ki rafineri hayat değil gerçeklik için mücadele eden hayat. insana iyi geliyor...
İlknur Yılmaz dedi ki
31 Ocak 2026İnsanın o istediği kilciksiz hayatın olmayacağını bilmek ne büyük konfor.
Hatırlattıginiz için teşekkürler 💐S.D dedi ki
31 Ocak 2026Klima ile mevsimi, Mama ile açlığı, Ekranla sıkıntıyı, İlaçla sabrı, ikame etmeye çalışıyoruz.
Hayat, bu kadar hızlı telafi edilebilen bir şey değil.
Zeynep sena dedi ki
31 Ocak 2026Kılçıklar boğaza kaçabilir arada ama ayıklamayı öğrendikçe balığın tadını çıkarmak var 🌼💙 keyifle okudum 🫠
Esra Pınarevli dedi ki
31 Ocak 2026İnsan karpuzun göbeğini, bebeğin aglamayanini balığın kılcıksizini istese de şifa tam da istemediğimiz kısımda. Ve onu kabul edince tat alma hakkımız oluyor... keşke insan bilebilseydi ...
Seç dedi ki
31 Ocak 2026Harika
Gülbahar Y. dedi ki
31 Ocak 2026"Zahmetsiz rahmet olmaz" derdi büyüklerimiz... Yaşadıkça gördükçe ispatlanıyor...
Havva dedi ki
31 Ocak 2026Sorunları çözmeyi değil sorunsuz yaşamayı tercih etmek istiyoruz çoğu zaman ve bu da pek çok zorluğu beraberinde getiriyor…
Sorunlarla başa çıkabilecek kıvamda olmak ne mühim…Deniz Kızı dedi ki
31 Ocak 2026Fayda göreceğimiz hayatın başı bir süreliğine kılçıklı. O kılçıklar olmadan balık, balık olmaz, hep eksik kalır öyle değil mi. Hayatımızda tıpkı böyle başı bir süreliğine zor ve kılçıklı🌸😊
Deniz kızı dedi ki
31 Ocak 2026Faydanın başı bir süreliğine kılçıklı değilmi?Biraz Sabır, biraz mücadele, biraz emek...
Tıpkı bir ağaç gibi. meyve vermesi için yaprak dökmesi, budanması biraz kılçıklı bir sürece ihtiyacı var ki meyve verip fayda versin....Md dedi ki
31 Ocak 2026Ayyy o bebeklerin neden ağladığını anlamaya çalışmak büyük bedel ama o geliştiriyor anneyi, bağ o şekilde kurulmaya başlıyor. Ve bu konuda iyi olan birileriyle istişare halinde olmak çok rahatlatıyor yoksa şaşkın şaşkın ne yapacağını bilmez haşde kalıyor insan yanlış tepkilerle dolu bir geçmiş hatırlıyor sonrada sadece.
Havva Üzümcü dedi ki
31 Ocak 2026Gelen herşey hayrımıza gelir. Bunu anlayıp idrak edene kadar acı, kaos, stres bir kar topu gibi büyür ve girdabın içinde sıkışır kalırız. Ne güzel anlatmışsınız herkesin ve her dönemin kılçığı başka. Gelen herşeyin bizi daha iyi, daha güçlü yapacağını ve kati olarak bir hayr olduğunu sindire bildiğimizde su akıp yolunu kolaylıkla bulacak. Sevgiler🌹
Esra dedi ki
1 Şubat 2026Hayatta acı ve sevinç kol kola geziyor, bunu baştan kabul etmek insanı güçlendiriyor. Çok güzel bir yazı 🖋️
LALE SEVİM dedi ki
1 Şubat 2026zahmetsiz, emeksiz , gayretsiz bir hayat için bu dünyaya gelmedik. kılçıksız bir hayat istiyarsak, dünyadaki kılçıklı hayatımızı geçmeliyiz.
srgm dedi ki
1 Şubat 2026Okuyucuya acıyı romantize etmeden, zorluğu inkâr etmeden güçlenmenin mümkün olduğunu hatırlatan; sakin, derin ve uzun süre zihinde kalan bir yazı.
Neşe T dedi ki
2 Şubat 2026İnsan çok şey istiyor ama maalesef bedelini ödemek istenmiyor
Lices dedi ki
2 Şubat 2026Ne kadar anlamlı ne kadar güzel bir yazı olmuş maalesef günümüzdeki en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi de bu gerçekten kılçıksız Hayatlar istiyoruz
Hüsna dedi ki
2 Şubat 2026Ne güzel bir yazı 🖋️
Hayat kılçığıyla yetiştiriyor, ayıklanmış balık insanın potansiyelini eziyor 😔Hayrish dedi ki
4 Şubat 2026Aslında hayat acısıyla tatlısıyla güzel. Herşey yolunda gitse kendini yetiştiremez monotonluk olurdu. Sabretmek öğrenmeye çalışmak bir problemi çözmek istemek ...Buralarda şifa var ama nefsin istediği sadce rafine kısmı maalesef..
ED dedi ki
5 Şubat 2026Tablet, sosyal medya reels kaydırma neslinin, hayatın gerçeğine ve gerçek olan herşeyin zamana ve sabra ihtiyacı olduğunu bilmeden yetiştiği bir dönemden geçiyoruz
Normal olan, işlerin zahmetli ama kalıcı ve sağlam olması
Bitki yetiştirirken de, insan yetiştirirken…Filiz Doğan dedi ki
8 Şubat 2026Bu hayat; balıktan kılçığı ayıklayabilenlere gülerken insanın fileto balık araması😔
Ayşegül dedi ki
20 Şubat 2026Kılçıksız hayat( balık ) değil lezzetti olan, kılçığını ayıklayıp o emeği verdiğimiz hayat( balık) lezzetlidir.
Hlde dedi ki
25 Şubat 2026Annelik gerçekten sabır istiyor 🥲
Her sürecin de kılçıklı bir yanı var bunu kabullence işler toparlanıyor sanki🦋NKG dedi ki
26 Şubat 2026insanın yaşadığı zorluklardan kurtulmaması gerektiğini bilmesi ne büyük bir konfor... Şu anda hayatında bir zorluk var ve sen ona takılmıyorsun. neden geldiğini biliyorsun. doğru tepkiyi verdiğinde seni bir üst lige çıkartacağını biliyorsun...
Eylül dedi ki
2 Mart 2026Balığı kılçığıyla, hayatı yokuşlarıyla, herşeyi zahmetiyle..kabul edince de gerçek hazzı, 'tatlandıkça tatlanmayı' anlıyor insan :))
inci dedi ki
26 Şubat 2026"kılçıksız balık olmadığı gibi kılçıksız hayat da yoktur" keşke bunu yaşamadan, bir bilenden öğrenebilse insan...
Aly dedi ki
12 Mart 2026Bilmediğimiz bir şeyi anlamaya çalışmak, zarar verir miyim diye düşünmek. Belki bazıları bundan dolayı belki farklı sebeplerle hep rahata, hazıra alıştırmıyor muyuz çocukları? Sonra dert yanıyoruz bu da bi baltaya sap olamadı, çalışmıyor, bu iş ona göre değilmiş... Kendi elimizle yapıyoruz çoğu zaman...
Hülya T. dedi ki
16 Nisan 2026Gerçek insanı üstün kılıyor…
İnsan hayatın gerçeklerini bildiğinde problemini de sevip pozitif bir ruh haline geçebiliyor…Arzu dedi ki
22 Temmuz 2026Kılçıksız olsun istiyor ama asıl şifa o kılçığında gizli, bir bilebilseydi insan. ✨🌻
Tuğçe 🌻 dedi ki
12 Ağustos 2026Hepimiz böyle değil miyiz yaa? İşin yokuşlarını çıkmak istemeyip inişlerde de bağıra çağıra yarışı kazandığımızı haykırmak... Oysa o yokuşlar yoksa inişlerin de bir anlamı olmuyor...
