
AÇKEN SEN, SEN DEĞİLSİN
Zeynep hızla açılan perdeden içeriye giren keskin gün ışığının verdiği rahatsızlıkla yorganı başına çekmişti. Bir yandan uyanmaya diğer yandan neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Tek gözünü kısarak açıp etrafa bakındı. Yakın arkadaşı Hande tam karşısında dikiliyordu. Telefonda konuşmak, mesajlaşmak yetmemiş çıkıp gelmişti işte. Anlaşılan bu kez kulağının dibinde konuşacaktı.
- Açken sen, sen değilsin!
- Ben zaten "ben" olmak istemiyorum ki Hande… Sabahtan beri ne anlatıyorum sana? Keşke elimde olsa da bir anda olmak istediğim kişiye dönüşebilsem, kendimden kurtulabilsem.
- Tamam, çık artık şu mızmız, ağlak moddan. Çekmişsin yorganı kafana… Bırak şu yorganı da beni dinle! Müthiş bir şey fark ettim: Açken sen, sen değilsin!
- Onu sen bulmadın, zaten var olan bir reklam sloganıydı o.
- Tamam Bayan Muhalefet, Çokbilmiş! Bu performansını birazdan seni götüreceğim yerde de görmek istiyorum. Hadi kalk!
- Nereye?
- Soru sorma Zeynep. Kalk, üstüne ne bulursan geçir, hemen çıkıyoruz. Yolda anlatacağım.
- Delirdin! Ciddiyim, tamamen delirdin. Tamam, çekiştirme üstümü başımı, bekle biraz giyiniyorum.
- On dakikan var Zeynep, seni kapıda bekliyorum!
Zeynep başka çaresi kalmayınca hızlıca giyinip kapıya çıkmıştı. Hande gülümseyerek karşıladı onu.
- Nereye gidiyoruz? Yarım saattir tek kelime etmedin. Gerçekten merak etmeye başladım.
- Harika! İşte şimdi gerçekten merak ettin. Evdeyken sadece bir miktar "istek" duyuyordun. Eğer seni sadece meraklandırıp bıraksaydım, merakını giderecek kadar bilgi almaya çalışır, alamayınca da vazgeçerdin. Tek başına o soyut istek, seni üç gündür debelendiğin o yataktan kaldırmaya yetmezdi.
- Peki, neden bir anda kalktım ve on dakikada hazırlandım? Hâlâ inanamıyorum.
"Seni Konfor Alanından Çıkaran Şey Rahatsızlıktı"
- Çünkü seni rahatsız ettim! O kadar nettim ki kalkmasaydın seni zorla yataktan atacaktım. Beni harekete geçiren fikre duyduğun merakın yanı sıra, bulunduğun yerdeki o konforun bozulması seni eyleme itti.
Sahneyi tekrar hayal et: Yüksek bir heyecanla odaya girip tatlı cümlelerle seni dışarı davet etseydim ama günün sonunda yataktan çıkman gerekeceğini bilseydin gelir miydin?
- Gelmezdim
- Evet, gelmezdin. Aslında eylemsizliğinin arkasına sığındığın bahanelerin koca bir balon olduğunu gördün. On beş dakika sonra "Hava almak iyi geldi," dedin. Ama bu geçici deneyim de sana yetmeyecekti; iki gün sonra yine unutacak, eski konfor tuzağına geri dönecektin. Bu yüzden eylemi sürekli kılacak, bu işi kökten çözecek o adımı atmaya gidiyoruz.
- Beni korkutuyorsun Hande.
"Dert, Problemin Çözülmesi İçin Bir Alarmdır"
- Korkma, içindeki potansiyele zarar vermeyeceğim. Bak, açık havada yürümek bile zihnini nasıl açtı, değil mi?
Biz hep böyleyiz. Kendimizi beğenmediğimiz anlar yaşıyoruz ama bu durum bizi kamçılayacağına, "Ben berbat biriyim," diyerek o motivasyonu kendi kendimizi tüketmek için harcıyoruz.
Tıpkı bir problemin yükünü hafifletmek için dertleşen insanın anlık rahatlaması gibi… Oysa o dert, problemin çözülmesi için bir çıkış noktası, bir alarmdı; dertleşip rahatlayarak o ateşi söndürmek için değil.
- Doğru. Hakikaten değişmeyi, bırakmak istediğim bağımlılıklarımı terk etmeyi çok istiyorum. Ama neden sadece istemek yetmiyor?
İstek ile Açlık Arasındaki Fark Nedir?
- Çünkü denklemdeki ikinci bileşen eksik: "Açken sen, sen değilsin," derken aslında şunu kastettim; insan ancak gerçek bir açlığı, yani yoksunluğu varsa dünkü "ben"i terk edip yeni bir "ben"e dönüşebilir.
- Peki, istek ile açlık arasındaki fark ne?
- Acı…
- Acı mı?
- Evet, acı. Gelişmek istiyorsak bazı acılardan kaçmak yerine onları kucaklamamız gerekir. Oysa insan genellikle konforu seçer; değişimin getireceği yük bize korkutucu gelir ve yorucu görünür. Ama ne zaman ki içinde bulunduğumuz hâlimizin acısı, değişmenin zorluğunu geçer; işte o zaman harekete geçeriz. Tıpkı sabah yataktan kalkmak gibi…
İşte bak, geldik.
- Neresi burası? Aşçılık okulu mu?
"Pişmanlıklarını Arkandan Esen Bir Rüzgâra Dönüştür"
- Evet! Yarım bıraktığın hayaline, o en büyük pişmanlığına geri dönüş biletin. Yattığın yerde acılarını düşünüp eylemsizliğini körükleme.
Pişmanlıklarını ve yetersizlik hislerini, seni durduran bir duvara değil, arkandan esen güçlü bir rüzgâra dönüştür. Kendine zorlu bir hedef seç ve oranın her gün daha iyisi olmaya çalış. Göreceksin, açlığın varsa yarın o hedefe ulaşacaksın.
Hadi içeri girelim, ders başlıyor!
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 26 tepki
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.
