
Birazdan Başlarım
Dağların zirvesinde kalan kar, artık yalnızca uzaktan bakılan bir ayrıntıydı. Günlerdir süren kış, yerini belirsiz bir bahar havasına bırakmış, hayat yeniden hızlanmaya başlamıştı. Tabii karlar erirken açığa çıkan sadece toprak değildi. Ertelenen işler, askıda kalan sorumluluklar birer birer gün yüzüne çıkıyordu. Tıpkı ertelenmiş sınavlar gibi.
Mustafa için bu hafta, yalnızca sınav haftası değildi. Aynı zamanda karar verme, ertelemeyle yüzleşme ve kendi alışkanlıklarını sorgulama haftasıydı. Kar nedeniyle ertelenen sınavlar şimdi üst üste gelmişti. Hepsinin bir hafta içinde yapılması planlanıyordu. Sınav temposu öncesi son pazar günü gelip çatmıştı ama Mustafa’nın zihni hâlâ dağınıktı.
Masasının başına oturuyor, kitapları açıyor fakat dikkati kısa sürede dağılıyordu. Bir yanda ekranlar, diğer yanda dersler… Rahatlıkla sorumluluk arasında gidip geliyordu. Çalışması gerektiğini biliyor ama gerçekten çalışmak istemiyordu. Zihni sürekli küçük kaçışlar arıyordu. Bir atıştırmalık, kısa bir mola, biraz ekran…
Her seferinde “Birazdan başlarım” diyordu kendine. Ama o “birazdan” hiç gelmiyordu.
Annesiyle yaptığı konuşma onu daha da rahatsız etmişti. Çünkü annesi söylediklerinde çok haklıydı. Yazılıların erteleneceği belliydi. Zaman vardı ama Mustafa o zamanı verimli kullanmamıştı. Bu gerçeği kabul etmek yerine, içten içe bahaneler arıyordu.
Tatlı yedi, kitap açtı, uyudu. “Beş dakika” sonra dediği çalışmaya saatler sonra bile başlayamamıştı. Bu oyalanmaca ve atıştırmalıklar uykusunu getirmişti. Uykuya yenilirken on dakika dinlenir kalkarım diye düşünmüştü, ama yine zannettiği gibi olmadı .
Üç saat sonra uyandığında ne yeterince dinlenebilmişti ne de sınava hazırdı. Aksine çalışmak için daha fazla gecikmişti. Yetmezmiş gibi ekranda açık bıraktığı oyunu görünce dayanamamış bir level atlar bırakırım diye bu sefer de oyuna dalmıştı. Oyun, kısa bir kaçış hissi verse de geriye sadece vicdan azabı bırakmıştı.
Akşam olduğunda Mustafa masanın başındaydı ama zihni hâlâ başka yerlerdeydi. Yarın üç sınavı vardı ve hiçbirine gerektiği gibi hazırlanamamıştı. Annesinin “Bu kadar çalışmana rağmen notların neden düşük?” sorusu, onu daha da huzursuz etmişti. Çünkü ortada gerçek bir çalışma yoktu. Mustafa sadece çalışıyormuş gibi yapıyordu
İsteklerimi Hedefe Dönüştürüyor Muyum?
O an fark etti ki aslında sorun derslerin zorluğu değildi. İnsan bazen hedeflerini gerçekten istemez, sadece istemiş gibi görünür. Zıt istekler burada devreye girer. Rahatlık, haz ve erteleme; sorumluluk emek ve disiplinle çatışır. Bu çatışma çözülmedikçe ilerleme mümkün olmaz.
Eğitim yalnızca sınavlara hazırlanmak değildir. Eğitim, dikkatini yönetebilmek, kısa vadeli hazlardan vazgeçebilmek ve uzun vadeli hedefler için emek vermeyi seçebilmektir.
Mustafa hepimiz gibi artık bir karar vermek zorundaydı.
Ya bu döngüyü fark edip sorumluluk alacaktı, ya da ertelemenin bedelini tekrar tekrar ödemeye devam edecekti...
İnsanı yoran çalışmak değil, çalışamamak idi.
Bir insan çalışmaya nasıl istekli olabilirdi? Ders çalışmaktan keyif alan birileri var mıydı gerçekten? Eveeet, vardı tabi… Her zaman dalga geçtikleri ama tüm sataşmalara rağmen disiplinini bozmayan Necati…
Annesi hep soruyordu O’na ; “Oğlum, başka arkadaşların nasıl yapıyor bunu , hiç sordun mu? Başarılı olan nasıl başarılı oluyor ?” Bu sözleri hep duymuştu ancak pek de dikkate almamıştı. Bu saatten sonra da olur muydu acaba, son gece…
Ertesi sabah, Mustafa okula erken gitti. Bir önceki gece Necati’yi aramamıştı, ders notlarına yüzeysel olarak baktı ancak kararlıydı, bu şekilde devam edemeyeceğini anlamıştı.
Necati’nin oturduğu sıraya doğru yaklaştı. Daha önce derslerle ilgili pek de konuşmadığı için nereden başlayacağını da bilmiyordu?
“Nasıl yapıyorsun sen? Sıkılmadan çalışmayı nasıl başarıyorsun?” diye sordu.
Necati şaşırmıştı hiç beklemediği bu sorunun karşısında…
“Neden sıkılayım ki...” dedi. “Çalışmaktan keyif alıyorum, hem benim hedeflerim var, iyi bir meslek sahibi olmak istiyorum. Not ortalamamın yüksek olması lazım bunun için. ”

“Bana da öğretir misin bunu” dedi Mustafa. “Ben şu anki halimden hiç memnun değilim. Çalışmadığımda, kendimi bir şeylerle oyaladığımda daha keyifli bir hayatım olacağını zannediyordum ama öyle olmuyormuş gerçekten. Kafamın bir yerlerinde çalışmam gereken dersler varken, başka şeylerle vakit geçirmek beni daha çok yoruyormuş, onu fark ettim.”
Necati, önceleri kendisiyle hep dalga geçen sınıf arkadaşına baktı, yardım talebine kayıtsız kalmak istemedi.
“Gerçekten istiyor musun Mustafa? Sevdiğin uğraşlardan fedakarlık etmen lazım, yoksa beni uğraştırma…”
“İstiyorum tabi, seni uğraştırmam, söz..”
“İyi o zaman, kararlı olman, bu konuda net olman önemli. Netlik varsa her şey değişecek. Çıkışta konuşalım öyleyse…”
“Konuşalım, netlik her işin başı…” dedi Mustafa gülümseyerek….
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (24)
Havva dedi ki
28 Şubat 2026İnsan net olduğunda uyanması, kalkması, güne başlaması bile fark ediyor, gerçekten ne kadar kıymetli…
Fatih dedi ki
14 Mart 2026Ertelemek diye bir davranışsal bir süreç var biz insanların hayatında. düşünce boyutuna ulaşmış ki davranışta karşılık buluyor.
Md dedi ki
28 Şubat 2026O 5 dakikalar hiç bitmiyor gerçekten. Ve aslında ne kadar da ıstıraplı. Hani eğleniyorum zannediyor insan ama hiç öyle değil. O yüzden her 5 dakikanı önemini kavrayabilmek için hedefler ve motivasyon önemli.
Hayrish dedi ki
28 Şubat 2026Gerçekten çalışmamak çalışmaktan daha çok yoruyor insanı.
Zihninde yapman gereken bir şey var ve sürekli ertelendiği için yapmak daha da zorlaşıyor. Neyi neden yapmak istediğini bilmek ve net olmak gerçekten süreci kolaylaştırıyor.inci dedi ki
28 Şubat 2026Hepimizin zaman zaman sorduğu "Niye yerimde sayıyorum? neden ilerleyemiyorum?" sorusunun cevabını, yani ilerlemenin önündeki engeli çok kısa ve öz olarak vermişsiniz, teşekkür ederiz.
"Rahatlık, haz ve erteleme; sorumluluk emek ve disiplinle çatışır. Bu çatışma çözülmedikçe ilerleme mümkün olmaz."Srgm dedi ki
2 Mart 2026Kısa vadede kaçmak, ertelenmiş görevlerden uzaklaşmak kolay gözükse de, aslında bu tür kaçışlar uzun vadede daha fazla stres ve yorgunluk getirir
Neşe T dedi ki
2 Mart 2026İnsanın kendini kandırması en kolay yolu;””Birazdan başlarım”
Arzu dedi ki
2 Mart 2026Net olduğu yerlerde dik durabiliyor insan. Küçük bir sendelemede yıkılmıyor... Keşke o alanlara da bakabilse insan... ✨
Esra dedi ki
3 Mart 2026Netlik tüm öyküyü değiştiriyor....yeter ki net bir karar olsun...
Filiz Doğan dedi ki
7 Mart 2026"Rahatlık, haz ve ertelemek; sorumluluk, emek ve disiplinle çatışır" başarı ve başarısızlığın anahtarı
Cansu M. dedi ki
8 Mart 2026İnsanın kendine yaptığı en büyük kötülüklerden biri net olmadığı bir sürecinde içinde olması.
END dedi ki
10 Mart 2026Erteleme….çağımızın hastalığı
Ertelemenin neden olduğu, çözümü ve ertelemenin insan psikolojisine nasıl zarar verdiği ne güzel anlatılmış
Kaleminize sağlıkMerve dedi ki
11 Mart 2026Dışarıdan çok çalışıyor gözükmesi ama aslında oyalanıyor olması acı ama çok gerçek bir tespit olmuş… 🌱
Hlde dedi ki
11 Mart 2026O yapılacak küçücük iş, bir dağ oluyor insanın gözünde ⛰️
nkg dedi ki
11 Mart 2026Çalışmamanın verdiği rahatsızlık, vicdan azabı, çalışmanın yorgunluğundan çok daha fazla gerçekten. çözüm çok net. hedeflerine ulaşmada çok net olmak... tabii öncesinde hedeflerini çok iyi belirlemek...
Ayşe D dedi ki
11 Mart 2026Ertelemeyi bıraktığında hayat daha kolaylaşıyor. Hemen her şey bitiveriyor. Zor gelmiyor, yormuyor.
Daha sonra diyerek zaman kazandığımızı zannediyoruz fakat tamamen zaman kaybı oluyor. Üstelik stres ve beceremiyorum, yapamıyoruma dönüşüyor, ufacık şeyler.Aliye dedi ki
12 Mart 2026Çevremizde de çok değil mi? Çalışsaydım yapardım ders çalışmadım diyenler. Ama asıl sorun ders çalışacak motive yine bulamamak, başlayamamak. Sürekli ertelemek. Bu farkına varılmaz ise yetişkinlikte de devam ediyor.
Kaleminize sağlıkAyfer dedi ki
14 Mart 2026Bazen insan istediği şeyle hedefi karıştırıyor. Mühendis olmak istiyorum ama onun bedellerini ödemek zor geliyor bu yüzden hedef koyamıyorum, belki hedef koymayı bilmiyorum. Her şey istemekle olur ilizyonuna düşüyor insan.
Pelin Binay dedi ki
15 Mart 2026Her karar aslında başka isteklerden vazgeçiştir.Ertelemeden bedelleri ödemeyi kabul ettiğimizde hedefimize ulaşmak ne keyifli😊Emeğinize sağlık👏
Eylül dedi ki
15 Mart 2026O anlık kaçışlar..her seferinde daha da uzatıyor yolu. Daha stresli ve daha yorucu bir yol.. Oysa isteklerini hedefe dönüştürdüğünde... netliğini koruduğunda başaramayacağin iş yok :)
Gülbahar Y. dedi ki
22 Mart 2026İnsanların oturduğu yerden salladığı bir dönemde verilen emeğe saygı duyup onu öne çıkaran insan çok az. Hasetlik almış gitmiş. Bedel ödemeden sadece kendi bir şeyler sahip olmak istiyor, başkasında olsun istemiyor...
Dolayısıyla o azgınlıktan olmak çok kıymetli... Yazınızı beğendim, dikkatim dağılmadan okuyabildim. Emeğinize sağlık...Rabia dedi ki
28 Mart 2026İstekler birbirine zıt olunca ikisinden de keyif alamıyor aslında insan. Asıl hedefini erteliyor, diğer isteğini yerine getirirken de vicdan azabı çekiyor. Ama yine de aynı şeyi yapmaya devam ediyor...
Hülya T. dedi ki
6 Nisan 2026Elinize sağlık,
Günümüz insanının çoğunun yaşadığı bir probleme değinmişsiniz.
İnsanlar sorumluluklarına odaklanamama, zamanında yapamama, düşük kalitede yapma gibi durumlar yaşıyorlar.
Bunun adı, modern hastalıklardan biri olan dikkat eksikliği, hiperaktivite olarak karşımıza çıkıyor. Çözmek için küçük yaşlardan itibaren ilaç kullanmaya başlanıyor. Eğlenceli bir şeyi bırakıp, eğlencesi az ama faydası çok olan bir şeyi seçmek öz disiplin istiyor. Temennimiz bunu ilaca gerek kalmadan kararlılık, azim ve netlikle halledebilmek...Sezen B. dedi ki
28 Haziran 2026İnsan ertelemeden bedelini ödedidiğimde aslında anda değil ama devamında çok büyük keyif almaya başlıyor bunun içinde kararlılık netlik ve azim gerekiyor
