Yasemin çalan alarmın sesi ile uyandı. Bir yandan alarmı kapatmak için saatini ararken gözü pencereye ilişti. O da neydi, yoksa kar mı yağıyordu? Pencereden yağan karı görmesi bile içine çocuksu bir sevincin doğmasına yetmişti. İçindeki çocuk çoktan karda yuvarlanmaya, elini karın yumuşacık dokusuna daldırmaya ve avucunda sıkmaya başlamıştı bile. Karı her gördüğünde yüksek sesle hep aynı şarkıyı söylerdi:”Kaarrlaarr düşerrrr… “
Yeni yıl demek yeni kararlar, yeni başlangıçlar demekti. Karın da sevinciyle hemen kendine bir sahlep yapıp defterini eline aldı. Yeni yıl hedeflerini belirlemeliydi.
Hemen yazmaya başladı;
- Günde iki saat spor,
- Her gün mutlaka bir saat kitap okuma,
- Güneşin doğuşuyla uyanmak.
- Sigarayı bırakmak,
Her yıl yapardı bunu… Her ne kadar on gün sonra hedeflerin ağırlığı altında ezilse de yine de yeni kararlar almaktan vazgeçmezdi.
Ne kadar da çok şey yazmıştı, yapabilir miydi acaba.? ‘Yaparım yaparım… Hem bu yıl daha kararlıyım’ dedi kendi kendine.
Biryandan hedeflerini yazıyor bir yandan da yine yapamaz mıyım acaba diye düşünmeden edemiyordu. Birden aklına bir arkadaşının söylediği bir cümle geldi.
‘Geçmişin tahriki altındayken büyük hamleler yapamazsın. Mevcut ekosisteminle aldığın kararlarda zorlanıyorsun o yüzden.’
Ne kadar da haklıydı. Belki de aldığı kararları yapamamasının nedeni buydu.
Yeni yıl hedeflerini belirlemeden arkadaşını aramaya karar verdi Yasemin. Bu sefer kararlarını gerçekten uygulamak istiyordu. Ama onu yavaşlatan, durduran noktayı da bulamıyordu.
Hemen arkadaşı Merve’yi aradı. Hal hatır sorduktan sonra durumunu anlattı. Arkadaşı gülümsedi ve anlatmaya başladı;
‘İnsan karar verdiğinde şimdiki zamandaki durumuyla veriyor. Mevcut duygularıyla, mevcut iradesi ile mevcut zihin yapısı ile veriyor. Oysa insan mevcut durumuyla bu kadar büyük hamleler yapamaz. O yüzden vazgeçer belirlediği hedeflerden. ‘
‘İnsan bir günde o büyük hatayı yapmadığı gibi bir günde zihnindeki en iyi versiyonuna da ulaşamaz.’
‘Herşey o küçücük hamleyle başlar. İnsan kendinin iyi haline de kötü haline de adım adım gider.’

Arkadaşı anlattıkça zihninde yaptığı hatalar ve yapamadığı olumlu davranışları beliriyordu Yasemin’in. İlk sigaraya başladığı günü anımsadı. Bir günde bağımlı olmamıştı. Her şey o arkadaşlarının ısrarı ile ilk sigarasını içtiği gün başladı. Hemen bağımlı olmadı. Paket taşımadan bir yılını geçirdi ama günden güne artırdı. Sahi ne zaman bağımlı oldu bu kadar ? En son, “Ben istesem bırakırım” diyordu. Sigaraya olan bağımlılığı arttıkça hayatındaki olumlu davranışları da azalmıştı.
İnsan şu anda yaptığı olumsuz davranışı küçümsüyor ama bu durum çok büyük yerlere varacak bir olayın sadece başlangıcı….
Yasemin bunları düşünürken arkadaşının sesi ile irkildi. “Yasemin duyuyor musun beni?”
‘Evet evet seni dinliyorum. Çok haklısın, peki ben şimdi nasıl hedefler belirleyim ki vazgeçmeyeyim?
‘Çok küçük bir hedef belirlemelisin Yasemin. İnsan olumlu yönde ufak bir hareket başlattığında hayatında domino taşı gibi her şey değişir.’
‘Ne kadar küçük belirlemeliyim?’
‘Bir günde on beş dk yürüyerek başlayabilirsin ya da sadece on dk erken kalkarak başla..’
‘Ciddi misin? Dalga geçmiyorsun değil mi benimle, ne işime yarar ki on beş dk yürümek ya da on dk erken kalkmak’
Her şey o küçük adımla başlar.
Bugün baktığında hiç adım atamıyormuşşun gibi hissedersin ama o ufak birikimler öyle bir hale geliyor ki baş edemeyeceğin derecede güzel bir insan oluyorsun. Ya da o küçük hareketler öyle bir birikiyor ki baş edemeyeceğin derecede çirkin bir insan oluyorsun.
Şu anda insan bir adım ilerleyemiyormuş gibi hisseder küçük adımlar attığında… Ama geçmişime bir bakıyorum, iki senede nereden nereye gelmişim. On günde nereden nereye gelmişim.
Yasemin şimdi anlıyordu neden bir türlü ilerleyemediğini. O hep büyük hareketlerle başlamıştı. Az olanı hep küçümsemişti. Şimdi hedeflerini yeniden revize edip yapabileceği hale getirecekti.
Şimdi karı izlemek ayrı bir güzel olmuştu…
“Hedeflerime Kar Yağdı” için 21 yanıt
-
Şu yorumlarla karşılaşmışızdır.
“O gün küçükten başlasaydım, bugün nerelere gelirdim. Şimdi hala aynı yerdeyim”
Maalesef aynı yerde bile değildir; insan ileri gitmiyorsa geriye gidiyordur. Yaptığı iyi şeylerdeki motivasyonu da azalmıştır; normalleşince fark edemiyor… -
O küçük adımı küçümsemediğiniz de, bir bakmışız yapmakta zorlandığımız neler başarmışız. Hakkaten herşey o küçücük minicik adımla başlıyor. 😊
-
Basiti küçümseme hem beyazda hemde siyahta damlaya damlaya göl okur Atasözlerini önemsiyorum
-
Bütün mesele basiti küçümsemeden o adımı atabilmekte… Keşke insan bugün yaptığı o minik hareketlerin nerelere varabilecegini bilebilse
-
İnsan çok şey yapmak istiyor yapabilirde aslında ama o başlangıçtaki “az” ile başlamak zor geliyor. Garip aslında değil mi? Sıkıya gelemeyen insan az yap deniyor onu da yapamıyor. Acaip yapmak istiyor. Bu sırrı uygulayabilirsek o belirlediğimiz hedefleri yapıp başarıyı yakalamak zor değil aslında.
-
‘Herşey o küçücük hamleyle başlar. İnsan kendinin iyi haline de kötü haline de adım adım gider.’
Hepimizin ortak sorusuna verilmiş bir cevap oldu bu. Çok teşekkürler
-
Basite didiplin olmak
Küçük düşünmek,
Küçük eylemler,
İnsanın dunune gore toparlanması ya da dunune gore kotuye giden davranışlarının sebebi ve sonucu…
Anlayan ogrenen olmak cok kıymeyli…
Yol alabilenlerden olmayı dileriz, tesekkurler -
Basiti kucuksemek Insana ne kadar yükmüs oysa… insanin o gitmek istedigi buyuk hedeflerine ulasması basite disipline olmasından geciyormus. Basite disipline olmak hiçte basit degilmis…
-
Hele o ilk adımı atmak bazılarımız için ne kadar zor oluyor, ne kadar acılı…
Geçmişteki başardıklarımıza baktığımızda aslında o basiti küçümsemeyişimizi görebiliyoruz.
Tıpkı çocukken yazmaya geçmeden önce sayfalarca çizgi yapmamız gibi.
Sonra o çizgiler ne harflere, ne kelime ve cümlelere dönüşmüştü… -
Azı küçümsememek ,
ne kadar da etkilenmiştim o sözü duyduğumda aklıma şu an ki hikayede de o geldi .Cok güzel bir yazı olmuş .💐💐
Emeğinize sağlık 👏 -
Herşey küçük adınla başlar,
Güzele giderken de
Çirkine giderken de -
İnsanın kulağına gerçekten dalga geçiyor gibi geliyor:)büyük hedeflere küçücük adımla başlamak…
Aslında hayat bizden yana hedefe yaklaşmak bu kadar basitken basamaklara basmadan zirvede olmayı düşünüyoruz… -
Azı küçumsemek ve “Hayat seni elemeden sen kendini eleme” sözleri geliyor aklıma ,ne kadar yapamam dediğimiz şey varsa basiti önemsememek ten kaynaklanıyor; O yüzden adım adım ama istikrarlı..
-
“Hayat seni elemeden sen kendini eleme” sözleri geliyor aklıma ,ne kadar yapamam dediğimiz şey varsa basiti önemsememek ten kaynaklanıyor; O yüzden adım adım ama istikrarlı..
-
Öyle bir anda tekrar karşılaştım ki bu yazıyla… Gün içinde çok sıkışık olduğum, hangi birini nasıl yetiştireceğim diye modumun düştüğü bir anda… Yapmak istediğim her şeyi bugüne sığdırmaya çalıştığım için bu sıkışıklığı yaşıyordum. Evet hepsi birbirinden acildi. Ama kaçırdığım şey; bu hale bir günde gelmedi ki, bir günde istediğim kişi olabileyim. Olası mükemmel planlamayla kara kara düşünerek Zamanımı, modumu ve belki de hedeflerimi kaybetmeyi bırakıp hemen bir yerinden başlayınca işler akmaya başladı…
Umarım yazınız nice nice insanlara Umut olur, durağanlıktan harekete geçiren adım olur 💕
-
Büyük hedeflerin peşinden koşarken aynı zamanda küçük ama önemli adımların gücünü hatırlattı…
Yeni yıl, büyük kararlar almak için değil, bu küçük adımlarla kendi iyiliğiniz için bir şeyler yapmak için bir fırsat olabilir.
-
Her şey o küçük hamleyle başlar, ne kadar kilit bir cümle
İnsanoğlu toptancı ve aceleci davrandığı için bir an önce tesbit ettiği eksikleri tamamlamak istiyor
Gerçekçi olmayan hedef, insanı yarıyolda bırakmaz mı?
Önemli olan azım sürekliliği deği mi?
İnşaALLAH duyduğumuzu, okuduğumuzu hayata geçirebiliriz….
Neden büyük hedefler koyup da sonra başarısız olduğumuzu çok iyi anlatan, farkındalık oluşturan bir yazı olmuş
Kaleminize sağlık -
Her şey mükemmel olsun istiyor insan.
Gücüne bakmadan büyük hedefler koyunca altında ezilmeye başlıyor ne yazıkkiHer şey küçük adımla başlıyor…
-
Mimaride az çoktur diye bir söz duymuştum …… Azın hakkını verip sonra büyütmek asıl mesele bu bencede basite hürmet et …. Gerisi gelecek
-
Hayaller büyük, başlangıç büyük ama hevesler çok çabuk sönebiliyor. Küçük adımlar önemsizleştiriliyor, bitmeyecek hissine kapılıyor insan.
Ah bu insan… -
O büyük hedeflerin ağırlığı ile hareket edemez oluyor insan. Bir süre sonra da umudu azalıyor. Umuda da dikkat etmek lazım. Umut ne durumda?
Bir yanıt yazın