YOLDAN SAPMAK…

İki insan vardı.
Aynı anda çıktılar yola.

Amaçları birbirine yakındı.
Huzur…
Mutluluk…
Başarı…

Başlangıç kolaydı.
Heyecan vardı, umut vardı.
Yol düzdü…
Çünkü henüz kimse gerçekten sınanmamıştı.

Zaman geçtikçe,
Engeller çıktı karşılarına.
Yanlış anlaşılmalar…
Sessiz beklentiler…
Biriken yorgunluklar…

Bazen durmak gerekti.
Bazen susmak.
Bazen de kabul etmek…

Sabretmenin, ilerlemekten daha zor olduğunu…

Derken hayat, yol ayrımını gösterdi.

Ana yol belliydi…
Emek vermek,
Yüzleşmek,
Sorumluluk almak.

Parlak değildi bu yol.
Alkış yoktu.
Manzara sade, taşlar gerçekti.

Yan yollar ise göz alıcıydı.
Beni yormayan ilişkiler…
Daha kolay hedefler…
Anlık olarak iyi hissettiren seçimler…

Manzarası güzeldi yan yolların.
Kimse hesap sormuyordu.
Derinlik yoktu,
Ama keyif vardı.

İnsanlardan biri ana yolda kaldı.
Zorlandığı anlar oldu.
Vazgeçmeyi düşündü.
Ama yönünü kaybetmedi.

Diğeri yan yola saptı.
Çünkü güzel hissettirdi.
Çünkü sabır istemedi.
Çünkü yüzleşmek zorunda bırakmadı.

Başta her şey yolundaydı.
Sonra fark etti…
Yol uzuyordu…
Ama bir yere varmıyordu.

İlişkiler vardı,
Ama bağ yoktu.
Hedefler vardı,
Ama anlam yoktu.

Ana yolda kalan…
Yoruldu ama büyüdü,
Zorlandı ama derinleşti.

Ve bir gün…
Ulaştı.

Huzura,
Kendine,
Gerçek bağlara.

Çünkü hayatta her güzel görünen yol,
Seni istediğin yere götürmez.

Bazı sapmalar özgürlük gibi görünür,
Ama aslında hedeften uzaklaşmaktır.

Ve insan ayırt etmekte zorlanır…
Kalbimi mi dinliyorum,
Yoksa isteklerimi mi?

Kolay olanı mı seçiyorum,
Yoksa doğru olanı mı?

Çünkü yolun güzelliği değil,
Vardığın yer belirler,
Seçimlerinin anlamını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner