Sıkı Can İyidir

“Inga, inga, inga…” sesi duyulduğunda tüm koridorda tam bir bayram havası esmişti. Çünkü yıllar sonra her iki sülalenin de ilk torunu olan Aras, dünyaya gözlerini açmıştı.

Aras, daha doğar doğmaz paylaşılamayan bir bebek haline geldi. Aile büyükleri, onun ilk banyosunun videosunu hâlâ gülerek izlerdi. Küçücük bir bebeği yıkayabilmek için birinin bir yandan, diğerinin öbür yandan çekiştirip durması gerçekten komik bir manzaraydı. Anne ve babasının kendi bebeklerine dokunamıyor oluşu ise meselenin bambaşka bir boyutuydu.

Aras, bebekliğinde tabiri caizse “poposu yer görmeyen” çocuklardandı. Ancak bu durum onun hareketliliğinden değil, sürekli kucaktan kucağa dolaşmasından kaynaklanıyordu. Aras’ın bir dediği iki edilmez; hatta pek çok imkân, o daha istemeden önüne serilirdi. Öyle ki, daha doğmadan akülü arabası ve bisikleti bile hazırdı.

Kendisinin oyun kurmasına hiç gerek kalmıyordu. Ya hazır kurulmuş oyunları telefondan izliyor ya da evde onun için oyun kuran birilerini mutlaka buluyordu. Evdekiler kendi işlerini erteler, yine de Aras ile oynarlardı.

Ancak hayatta her şey olduğu gibi kalmıyordu. Gel zaman git zaman Aras büyüdü ve ilkokula başladı. Artık çalışması gereken dersleri, yerine getirmesi gereken sorumlulukları vardı. Aile büyükleri ise artık eskisi gibi Aras ile ilgilenemiyordu; hastalıklar ve yaşlılık alametleri kapılarını çalmış, zaman onlar için hızla akıp gitmişti.

Aras’ın anne ve babası ise yoğun çalışma tempoları nedeniyle büyüklerin yanına pek gidemiyordu. Aras, neredeyse anne ve babasını bile zor görür hale gelmişti. Bazı günler, kısa süreliğine de olsa evde yalnız kalmak zorunda kalıyordu. Bir zamanlar Aras’a gösterilen yoğun ilgiden dolayı dolup taşan o ev, şimdilerde sessizliğe bürünmüştü.

Ekranların Gölgesinde Bir Çocuk

Aras’ı eskisi gibi eğlendiren kimse yoktu artık. Peki, Aras ne yapıyordu? Bu boşluğu nasıl doldurmuştu?

Okuldan gelir gelmez televizyonun kumandasına basıyordu; çünkü eski günlerin alışkanlığıyla evde mutlaka bir ses olmalıydı. Sonrasında abur cubur çekmecesinden bir şeyler alıp tabletinin başına geçiyordu. Eğer tabletteki içerikler annesi ve babası gelene kadar onu tatmin etmezse, arkadaşlarıyla online oyunlarda buluşuyordu. Can sıkıntısı ise asıl anne ve babası eve gelince başlıyordu. Çünkü okul için yapması gerekenler vardı: ödevler, konu tekrarları, sınavlar…

“Canım Sıkılıyor!” Çıkmazı

Bunların hepsi Aras için can sıkıcı birer yüktü. Ödev yaparken sanki etinden et koparıyorlar gibi kıpkırmızı kesiliyordu. Anne ve babası bu duruma bir anlam veremiyordu. Sabahtan akşama kadar Aras için çalışıyor, tüm imkanları önüne seriyorlardı; ancak evlatlarından bir türlü bekledikleri davranışı göremiyorlardı.

Aras’ın ağzından onu bu kadar oyalayıcı imkanı olmasına rağmen “Canım sıkılıyor” cümlesi hiç düşmüyordu. Tatile gitseler de, akraba ziyaretine gitseler de, arkadaşlarıyla dışarıda oynasa da  kısa sürede canı sıkılıyor ve yeni bir şeyler yapmak istiyordu. Annesi Gülten Hanım, artık bu durumdan fazlasıyla rahatsız olmaya başlamıştı. Ne yapacağını, nasıl davranacağını bilemiyor; Aras’ın okul hayatını mahvetmesinden korkuyordu.

Yoğun iş temposundan dolayı kendine vakit ayırmakta zorlanan Gülten Hanım, o gün eski arkadaşı Zerrin’in kahve davetini kabul etti. Buluştuklarında, Gülten Hanım ın keyifsizliği yüzüne yansıyordu. Arkadaşı Zerrin durumu fark edip sorunca, Gülten Hanım anlatmaya başladı. Zerrin, O’nu uzun bir sessizlikle dinledi. Problemi hemen anlamıştı; çünkü dışarıdan bakan bir göz için sorunlar bazen çok daha net görünürdü.

“Aslında can sıkıntısı iyidir Gülten,” diyerek söze başladı Zerrin. “Hatırlıyor musun, bizim mahallede bir Azize Nine vardı? Herkesin derdiyle dertlenirdi. Bir gün ben çocukken halıda yuvarlanıp ‘Canım sıkıldı’ diye söylenirken bana öyle bir şey dedi ki, o gün bugündür hayatımın merkezindedir: ‘Sıkı can iyi olur, hemen çıkmaz!’

İnsan zirveye yürürken elleri cebinde olamaz

“Bizler,” dedi Zerrin, “Aslında çocuklarımızın gerçekten canının sıkılmasına izin vermiyoruz. Onları bu histen kurtarmak için hemen bir oyuncak, bir tablet veya yeni bir kanal açıyoruz. Oysaki can sıkıntısı bir şifadır. İnsan canı sıkılınca bir şeyler üretmeye başlar. Eğer biz canım sıkıldı diyen çocuğumuzun can sıkıntısını gidermeye çalışmazsak, kendini oyalayacak hazır bir şey bulamadığında, içindeki gerçek güç ortaya çıkar.”

“Yolun başı zor bir süreç olacak Gülten’ cim. Bir süre canı sıkılan Aras’ın öfke patlamalarına göğüs germen gerekecek; ama sonrasında sunduğunuz imkânlara değil, size değer veren bir evladınız olacak. Unutma, insan zirveye elleri cebinde çıkamaz.”

Yeni Bir Başlangıç

Zerrin’in söyledikleri Gülten’in kafasına yatmıştı. Eve vardığında eşi Ünsal Bey ile bu yeni bakış açısını paylaştı. O gece, Aras’ın iyiliği için başlangıcı zor ama sonu güzel bir karar verdiler.

Ertesi gün hafta sonuydu. Aras o sabah yine her zamanki gibi “Canım sıkılıyor” diyerek yanlarına geldi. Gülten, bu kez telaşlanmadan, yüzünde huzurlu bir tebessümle Aras’a yanıt verdi:

“Sıkı can iyidir Aras, kolay çıkmaz!”

“Sıkı Can İyidir” için 20 yanıt

  1. Sezen avatarı
    Sezen

    Ben de çocuklarıma söylüyorum sıkı can iyidirkolay kolay çıkmaz… Çok tanıdık geldi anlatılanlar😊

    Loading spinner
  2. Srgm avatarı
    Srgm

    Canı sıkılan çocuğa hemen tablet vermek yerine, sıkılmasın izin vermek lazım. Başta biraz zor, öfke patlamaları olabilir…..
    Zirveye elleri cebinde çıkılmiyor🥀

    Loading spinner
  3. Arzu avatarı
    Arzu

    Sıkılmanın aslında nimet olduğunu öğrenmek insana bambaşka ufuklar açıyor. Kaleminize sağlık. Keyifle okudum✨

    Loading spinner
  4. Kübra P. avatarı
    Kübra P.

    Küçük annelerimizden çok sık duyduğumuz replik bizi başbaşa bırakıp çözüm üretmemize vesile olan cümle 🙂

    Loading spinner
  5. Büşra y avatarı
    Büşra y

    Babam her sıkı can iyidir kolay çıkmaz dediğinde ne demek istiyor diyordum 🙂 sonradan anladım neyin ne olduğunu…
    İnsan canı sıkılmadan nasıl çözüm bulmuş ki? Can sıkıntısı iyidir insanı diri tutar, her anlamda 🙂

    Loading spinner
  6. Filiz Doğan avatarı
    Filiz Doğan

    Çocuğum sıkılmasın derken sıkıntı uçurumuna yuvarladığımız çocuklarımız 😔

    Loading spinner
  7. END avatarı
    END

    Günümüz ebeveynlerinin düştüğü en büyük tuzak, imkanla yetişen ve can sıkıntısına itilen bir nesil
    Çocuklar ise kendi başlatmadıkları bu problemi nasıl çözecekler….
    Anne babaya, yetiştirmede büyük iş düşüyor

    Loading spinner
  8. Eylül avatarı

    İnsan o can sıkıntısının ne kadar kıymetli olduğunu anlayınca elinde mumla arıyor… Evet, sıkı can iyidir çıkmaz :))

    Loading spinner
  9. Naciye Başal avatarı
    Naciye Başal

    Sıkı can iyidir, hemen çıkmaz.
    İnsanın moralinin bozuk olması doğru şeylere üzülmesi düşünmesini tetikliyorsa ne kadar da lehine. Yoksa yönetemez hep çözümü dış Dünya da arar.
    Dünya da sorun var ben iyiysem niye toparlanayım ki der.
    Desteklemede ölçü, insan neyi neden desteklemeli ve hangi kıvamda, hangi nedenlerle…
    Kaleminize sağlık

    Loading spinner
  10. Hülya T. avatarı
    Hülya T.

    Hayattaki en büyük sıkıntımız gerçekleri kabul etmeyişimiz 🙂

    Loading spinner
  11. Büşra avatarı
    Büşra

    Sıkı can iyidir 🙂
    İnsan sıkılmazsa orda kendine çözüm üretmeye çalışmaz.. o çözümü üretmeye çalışırken de yeni şeyler öğrenmesi de mümkün olmaz…

    Loading spinner
  12. N.T avatarı
    N.T

    ‘Sıkı can iyi olur, hemen çıkmaz! Önemli olan can sıkıntısını yönetebilmekte….

    Loading spinner
  13. N.Türk avatarı
    N.Türk

    can sıkıntısı bir şifadır. Şifayı arayıp, bulmak ,kullanmak gerekir.

    Loading spinner
  14. Hlde avatarı
    Hlde

    Sıkılmaktan çok korkuyoruz çocuğunda sıkılmasına izin vermiyoruz 🤭

    Loading spinner
  15. Nur avatarı
    Nur

    Sıkılmak üretime geçmeden önceki o eşik bilebilsek uygulayabilsek.

    Loading spinner
  16. Hayrish avatarı
    Hayrish

    Can sıkıntısını yöneten insan hayatını yönetir aslında.. eskiden çizgili pijaması ile gazete okuyan amcalar geldi aklıma 🙂 ne kadar huzurlu aile ortamları vardı ..

    Loading spinner
  17. Meral Parkan avatarı
    Meral Parkan

    Maalesef bütün ekosistemimizi can sıkıntısını gidermek üzerine kurduk…
    Kaleminize sağlık💐

    Loading spinner
  18. Hüsna avatarı
    Hüsna

    Meğer can sıkıntısı ne büyük bir nimetmiş…

    Loading spinner
  19. NKG avatarı
    NKG

    ne kadarda çok korkuyor insan canının sıkılmasından. bugüne kadar aman canımız sıkılmasın diye empoze edildiğinden olabilir mi? hiç kimse can sıkıntısının insana hayır getireceğinden bahsemediki bize:) o yüzden ne kendimizin ne çocuğumuzun canının sıkılmasına asla izin vermedik.

    Loading spinner
  20. Cansu M. avatarı
    Cansu M.

    Burada öğrenmiş olmasaydım can sıkıntısını çok kötü bir şey zannederdim… Meğer her icat can sıkıntısından çıkarmış 🙂 kaleminize sağlık

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner