Arda ve Cem, ilkokul sıralarında başlayan dostluklarını yıllardır koparmamış iki yakın arkadaştı. Ne zaman bir araya gelseler zamanın nasıl geçtiğini anlamaz, birbirlerini daima ileriye taşıyacak konulardan konuşurlardı. Olumlu yönde birbirlerini teşvik ederlerdi.
Bir akşam buluştuklarında Arda, uzun zamandır huzursuz olduğu bir konuyu açtı arkadaşına. “Cem, artık bu hareketsizlikten çok sıkıldım. Akşama kadar masa başında çalışmaktan kendimi çok hantal hissediyorum. Bir şeyler yapmak istiyorum ama nereden, nasıl başlayacağımı bilmiyorum.”
Cem de aynı dertten muzdaripti. O akşam, bu hareketsiz yaşamdan kurtulmak ve birlikte spor yapmak üzere bir plan yapıp öyle ayrıldılar.
İstek ile Kararın İlk Sınavı
Ertesi gün Arda için oldukça yorucu geçmişti. İşten geç çıkmış, eve geldiğinde üzerinde ağır bir isteksizlik hissetmişti. Aynaya baktı ve kendi kendine söz verdi: “Yarın erken kalkacağım, spora başlayacağım, daha disiplinli olacağım.” Bu düşünce o an ona çok iyi geldi; sanki değişime başlamış gibi bir ferahlık hissetti. Ancak sabah alarm çaldığında zihni hemen savunma mekanizmasını devreye soktu: “Bugün çok yorgunsun, dinlen; yarın başlarsın.” Alarm sustu, Arda’nın değişimi de bir kez daha ertelenmiş oldu.
Cem de o akşam aynı yorgunluğu hissetmişti. O da hayatından memnun değildi ama Cem o akşam farklı bir şey yaptı, planından vazgeçmedi. Yarınki spor çantasını hazırlayıp kapının yanına bıraktı. Sabah alarmı duyduğunda kalkmak zorunda kalmak için telefonunu yatağından uzakta bir yere bıraktı. Mutfağındaki abur cuburları kaldırdı. İki arkadaş birbirlerine “değişeceğim” demişti. Ancak Arda bir istekte bulunmuş, Cem ise bir karar vermişti.
Seçeneksiz Kalmanın Gücü
Aylar sonra tekrar buluştuklarında Arda hâlâ değişmeyi hayal ediyor, Cem ise çoktan yeni bir hayata geçmiş görünüyordu. Arda hayretle sordu: “Sen bunu nasıl başardın?” Cem gülümseyerek yanıtladı: “Ben sadece istemedim Arda, karar verdim. Ve kendimi bu konuda seçeneksiz bıraktım.”
İşte o an Arda şunu fark etti: İstek insanı iyi hissettirir, karar ise insanı değiştirir. İnsan çoğu zaman kendine “karar verdim” der ama aslında yaptığı şey sadece istemektir. İstek; anlık bir rahatsızlık, pişmanlık ya da geçici bir hevesle ortaya çıkar. Fazla kaçırılan bir yemeğin ardından diyet yapmaya niyet etmek, sigaradan bunaldığında bırakacağım demek ya da bir hata sonrası artık değişeceğim diye düşünmek gibi. Bunların hepsi bir istektir. Çünkü ortada henüz bir eylem ve bir netlik yoktur.
Karar Vermek: Alternatifleri Yok Etmektir
İstek, doğru kullanıldığında kararın hammaddesidir; ama tek başına bırakıldığında sadece bir oyalayıcıdır. Karar ise bambaşka bir şeydir. Karar, alternatifleri ortadan kaldırmaktır. “Yapmayacağım” dediğin şey artık hayatında yoktur ve bununla ilgili pazarlık da yoktur. Karar verdiğin anda kapılar kapanır. Mazeretler, ertelemeler ve “bir kereden bir şey olmaz” düşünceleri devre dışı kalır. Bu yüzden karar duygusal değil, irade ile ilgilidir.
İnsanların isteği karar zannetmesinin sebebi de buradadır. İstek kolaydır, sana bir ilerleme hissi verir ama bedel ödetmez. Karar ise bedel ister. Konfor alanından çıkmanı, alışkanlıklarını terk etmeni ve kendinle yüzleşmeni gerektirir. Bu yüzden çoğu insan isteme aşamasında kalır. Çünkü karar vermek demek, gerçekten bazı şeylerden sakınmayı göze almak demektir. Körü körüne bir ısrar değil, bilinçli bir yön seçimi ve o yönde kararlılıktır.

Sistem Değişikliği ve Bedel Ödemek
Peki, insan gerçekten nasıl karar verir? Çünkü karar sadece bir cümle kurmak değildir; bir sistemi değiştirmektir. İnsan çoğu zaman neyi seçeceğini değil, neyi bırakacağını netleştiremediği için karar veremez. Her karar bir vazgeçiştir. İnsan karar verdiği anda sadece bir yolu seçmez, diğer tüm ihtimalleri de geride bırakır. Eğer bunun bedelini içten içe kabul etmiyorsa, verdiğini sandığı karar ilk zorlukta çöker. İnsan iradesi çoğu zaman çevresine yenilir. Bu yüzden gerçek karar, sadece zihinde değil fiziksel dünyada da karşılık bulmalıdır.
Geri Dönüşü Kapatan Eylem
Ticarette ise bu fark çok daha sert hissedilir. Bir firma “ihracat yapacağız” diyebilir; bu bir istektir. Toplantılar yapılır, pazarlar konuşulur ancak aylar geçer, hiçbir şey değişmez. Gerçek kararda ise Bütçe ayrılır, ekip kurulur, hedef ülke seçilir ve geri dönüşü olmayan adımlar atılır. Tıpkı dövme presine giren bir malzeme gibi; bir kez kalıp kapanınca o parça artık eski haline dönmez. Ya şekillenir ya da hurda olur. İşte karar budur: Geri dönüşü kapatan eylem.
Debriyajdan Çıkmak ve İlerlemek
Kararsızlık ise insanın en büyük yüküdür. Sürekli “yapsam mı, yapmasam mı?” arasında kalmak zihni yorar ve kişiyi zayıflatır. Bu durum, sürekli debriyajda bekleyen bir araç gibidir. Motor çalışır, yakıt harcanır ama araç ilerlemez. Oysa netlik geldiğinde düşünme yerine uygulama başlar.
Bu yüzden insan çoğu zaman başarısız olduğu için değil, aslında hiç karar vermediği için ilerleyemez. Sonuç olarak hayatı isteyenler değil, karar verenler şekillendirir. Çünkü istek konuşur, karar dönüştürür. İstek hayal kurar, karar bedel öder. İstek başlatır, karar bitirir. Eğer bir konuda gerçekten değişim isteniyorsa, önce kendine dürüst olunmalıdır: Bu bir istek mi, yoksa gerçek bir karar mı? Çünkü aradaki fark, hayatın yönünü belirler.
“HAYALLER VE HAYATLAR” için 11 yanıt
-
Karar, insanın kaderine attığı ilk adımdır; herkes ister. Bedel ödemeyi göze alıp karar verebilenler değişimi yaşar.
-
İnsan ister ama karar vermek bedel ister…
-
Hayallerimiz çoksa ona ulaşmak için gereken bedeli ödemekte kararsız kalıyor insan
Kararsız kalmakta insanı uzun vadede yoran 3n sonunda pes ettiren bir sürece sokuyor insanı
İşte insan neyi neden yapması gerektiğini bildiğinde kararsız kalmakta da kurtuluyor -
Sadece Arda ile Cem’in değil hepinizin muzdarip olduğu bir derdin çözümünü öğrendik, teşekkürler ☺️
“İnsan çoğu zaman neyi seçeceğini değil, neyi bırakacağını netleştiremediği için karar veremez. Karar vermek ise geri dönüşü kapatan eylemdir “👌
-
Kararla istek arasındaki fark … İnsan karar verdiğinde öncelikleri de değişir… Diğer türlü her türlü kılıfına uydurulan bahaneler silsilesi olur maalesef… Bir şeyi gerçekten yapmak isteyen erteler mi ??
-
En büyük yanılgılarımızdan biri maalesef isteklerimizi bazen karar zannediyoruz 🥲
-
Karar dönüstürür karar bedelli,
Kararda hareket var…
İstekte konuşuyum olsun var…
İnsan konuştukları yaptıkça samimileşir.
Eylemlerle samimileşen kullardan olmak umuduyla -
Karar vermek alternatifleri ortadan kaldırmaktan. Çok güzel paylaşım teşekkürler
-
Kararda vazgeçişlerin olması günlük hayatta ne kadarda zorluyor bizleri…
-
Hayatın çoğu süreci istemekle geçiyor. Halbuki isteyen değil karar veren yol alıyor. ✨🌻
-
İnsan isteğini ni karara çevirebilse çok şey diğişecekte…
Bir yanıt yazın