
Güzel bir cumartesi sabahıydı ve hava çoktan aydınlanmıştı. Cemre; “Saat kaç olmuş, uyuyakalmışım! Gün bitti, of ya!” diye söylendi kendi kendine. Neden böyle oluyordu? O kadar da saati kurmuştu. İşe giderken duyduğu çalar saati, hafta sonları neden duyamıyordu?
Telefon ekranında akıp giden zaman
Gelen mesaj var mı diye kontrol etmek için telefonu eline aldı. Aldı ama bırakamadı. Instagram, Facebook, YouTube, WhatsApp yazışmaları ve e-postalar derken saat 12.00 olmuştu bile… “Eyvah! Daha duş alacağım, evi de toparlayamadım. Hacer’in evi de uzak, geç kaldım!” diye hayıflandı.
Hacer marifetli ve becerikli bir kadındı. Sakin bir tavrı vardı; sorulara nokta atışı tespitlerle cevaplar verirdi. Arkadaşları bir sorunları olduğunda ona danışırlardı; çünkü cevabı hem faydalı olurdu, hem insanı iyi hissettirirdi. Yani Hacer insana iyi gelirdi. Temiz, düzenli, dakik ve tebessümlüydü. Cemre’nin sahip olmak istediği tüm özelliklere sahipti.
O gün Cemre, ortak arkadaşlarıyla birlikte Hacer’e kahve içmeye gidecekti. Cemre buluşmaya geç kalmıştı ama kapıda tebessümle karşılandı.
Hacer arkadaşlarını açık havada, balkonda oturmaya davet etti. Balkon tam bir çiçek bahçesiydi. Kaktüsler, sukulentler, papatyalar, menekşeler, nergisler…
Cemre balkona bayılmıştı. Hayranlıkla karışık bir şaşkınlıkla sordu; “Nasıl ilgileniyorsun bu kadar çiçekle? Ne kadar da güzeller. Ben kendime bile zaman ayıramıyorum,” dedi.
Bir Kararın Doğuşu

Hacer; “Sen iyi bir şey ister ve bunun için çabalarsan her şey kolaylaşıyor. Önemli olan zamanı verimli kullanabilmek” dedi. Çabaladıkça sen de görürsün zamanın nasıl bereketlendiğini” diye ekledi. Cemre’ye kolay yetiştirilen birkaç çiçek dalı ve bir miktar da toprak verdi.” İstersen küçük saksılarda birkaç çiçekle başla” dedi.
Cemre, Hacer’in yanından bu kez farklı bir kararlılıkla ayrılmıştı. Bu sefer sadece niyet etmekle kalmayacaktı. Çiçekler Cemre için tam bir motivasyon kaynağı olmuştu. Zamanını onları “yeşertmek” için kullanacktı. Eve girer girmez, henüz üstünü bile değiştirmeden, ilk iş olarak telefonundaki tüm sosyal medya bildirimlerini kapattı. Telefon zamanını bozuk para gibi harcadığı şeydi. Telefonu yatak odasından çıkarıp salondaki en uzak köşeye, bir çekmecenin içine koydu; artık telefon “gözden uzak” bir noktadaydı.
Değişimin ilk günleri hiç de kolay olmamıştı; Cemre adeta bir kaos yaşıyordu. Elleri istemsizce telefona gidiyor, zihni sürekli “Acaba kim ne paylaştı?” diyerek onu sosyal medyaya çekmeye çalışıyordu. “Sadece bir dakika bak, ne olacak ki?” diye geçiyordu içinden. Ancak Cemre, bu düşüncelere pabuç bırakmıyor böyle zamanlarda ya balkondaki çiçekleriyle ilgileniyor veya yürüyüş için dışarıya çıkıyordu. Toprağa dokunmak, kuruyan yaprakları temizlemek ve çiçekleri sulamak, açık havada yürümek onu İyi geliyordu. Artık zihni ve düşünceleri daha berraktı.
Çiçeklerle gelen değişim.
Bu mücadele haftalarca sürdü. Bazen pes edecek gibi oluyor, bazen canı çok sıkılıyordu. Ama Hacer’in dediği gibi, can sıkıntısına tahammül ettikçe hayattan aldığı keyif artmaya başlamıştı. Bir süre sonra artık telefonu kullanmadığı zamanlarda çekmecede durması ona yük gelmiyordu.
Aylar sonra balkondaki çiçekler yeşerirken Cemre de adeta çiçek açmış, değişmişti. Artık hafta sonları alarm bile çalmadan uyanabiliyor, güne telefonla değil, yürüyüş yaparak, çiçeklerinin toprağını kontrol ederek başlıyordu. İş hayatında ki başarısı fark edilir derecede artmıştı. Cemre telefonun bildirimlerini kapatarak başladığı bu yolculukta hayatında bir üst lige geçmeyi başarmıştı.
“ÇİÇEKLENMEK” için 12 yanıt
-
Telefonu çekmeceye kaldırma fikri çok iyiymiş… Gerçektende bi mesaj diye giriyoruz en az yarım saat gidiyor hayatımızdan.
-
Küçük adımlarla ve kararlılıkla başlandığında işler hiç tahmin edilemeyecek noktalara varıyor:)
-
Yazı güzel teşekkürler
-
Bu değişim sebebi bazen bir çiçek bazen bir cümle bazen bir yürüyüş olabiliyor mesele insanın bu kıymetli zamanını aslında çok daha güzel değerlendirebileceği potansiyelinin farkına varabilmesi…
-
Üretiikce üretimlerimiz tükettikçe tüketimlerimiz artıyor oysa insan ürettikçe toparlanıyormuş
-
Bir sosyal medya hesabını kapatıyorsun başkası sınav oluyor
Birçok işi bundan yapamadığımı farkettiğim çok zaman oluyor 🥲 -
Bazen bir çiçek, bazen bir söz, bazen artık bir şeylerin değişmesinin gerekliliğini acı şekilde fark etmek insanı aydınlatan…
-
“Zamanı verimli kullanabilmek” ne kadar anlamlı. İnsan üzerinde düşünmüyor ama en çok ta zamanın yermemesinden hızlı geçmesinden şikayetçi. Kendi zaman hırsızımızı bulup çözebilmek ve zamanı doğru değerlendirebilmek ümidiyle.
-
okurken dahi insanın içinde çiçekler açtıran bir yazı olmuş… Hayatta boşluk yoktur, zamanını gereksiz alan uğraşlarını hayatından çıkartırsan yerine sende çiçekler açacak bir uğraşın mutlaka olacak…
-
Aslında niyette net olunca nice “yapamam” dediği şeyi nasıl da yapabildiğini görüyor insan…
-
İnsan zamanı yönetmek deyince hep yapacaklarını planlamak gibi düşünüyor, oysa ilk adım zaman alıcılardan uzak durmak fikri iyi geldi
-
Zaman gerçek ve faydalı hedeflerle doğru planlandığında nasıl da bereketleniyor…
Bir yanıt yazın