Annesi bir ümitle Pervin’e akıl vermeye çalışıyordu.
“Kızım, çocuğun her istediğine izin verilir mi? 12 yaşında bu kız ama o makyaj, o tırnaklar da ne öyle?”
Pervin alaylı bir şekilde cevap veriyordu.
“Aman anne, çok komiksin.”
“Pervin bunun nesi komik ciddi bir şey söylüyorum. Bu seni rahatsız etmiyor mu?”
“Anneciğim, sizin zamanınızdaki gibi değil artık. Lena bir birey hem sen de çok alıngansın. Komiksin dedim; çünkü hayatı göremiyorsun.”
“Kızım 12 yaşındaki çocuk nasıl birey olabilir? Çocuk o, doğruyu yanlışı ayırt edemez. Sen öğreteceksin annesi olarak.”
“Anneciğim hiç senle tartışarak keyfimi kaçıramam. Onun yerine direkt ben kendim kaçıyorum. Hadi bye.” dedi gülerek… “Akşam gelir alırım Lena’yı…” derken kapı kapanmıştı bile.
“Al bakalım, şu hale bak. Ancak çocuk baktırırsın; nasihat dinlemeye gelince güler eğlenir kaçarsın.”
“Anneanne şarjım dolana kadar telefonunu alabilir miyim?”
“Lena’cığım telefonda dersin mi var?”
“Ay anneanne çok komiksin, yeni tarzımla kankalarıma story atacağım.”
Ne konuşuyor bu kız, anlayamıyorum. Bu sene torunumla iyice yabancılaştık. Bir yandan da herkese de komik geliyorum, anlamadım ki. Neyse, eğlensin dursunlar; birinin bu çocuğa hayatın gerçeklerini anlatması lazım.
“Dersin yoksa senle anneanne torun balkonda biraz konuşalım mı? Senin sevdiğin şerbetten var, içeriz beraber.”
“Kola varsa kola alayım ben.”
“Kola yok kızım, vücuda zararlı. Sen şerbet severdin, senle sohbet ederdik balkonda beraber.”
“Anneanne sen boomer mısın, balkonda chat ne yaa?”
Gene anlamadığım bir dilde konuşuyor bu kız. Ana-kız bugün iyice eğleniyorlar benimle. Eskiden olsa bunlara bir güzel terlikle buumırı şuumırı gösterirdim. Şimdi laf da edilmiyor, hemen geri kafalı oluyoruz. Bırakayım da vaz mı geçeyim; tabi ki hayır. Bir şekilde onun dünyasına girmem lazım. Elimizden kayıp gidecek yavrucak ama annesinin aklı bir karış havada. Kızımla konuşamıyorum bile; konuşuyor gevşek gevşek. Bıraktı gül gibi kocasını ama adam da haklı, ne yapsın bizimkiyle? İstekleri bitmek bilmedi, hepsini yaptı da kıymet mi bildi? Olan şu çocuğa olacak, şimdi kim yetiştirecek bu kuzuyu?
Cahide hanım kendi kendine konuşmaya devam etti. Balkona da yalnız oturdu, uzaklara doğru baktı durdu. Arada göz ucuyla torununa bakıyordu. Telefonun karşısında garip garip hareketler yapıp videolar çekiyordu. “Ah Pervin ah, dünya hayatı seni aldattı be kızım. Şuncacık çocuğun onu yetiştirecek anneye ihtiyacı varken sen nerelerde neyin peşindesin?” İçinden derin bir ah daha çekip gökyüzüne baktı. Baktıkça yeniden ümitlendi, payına düşeni yapacaktı Cahide. Bu yavrucak bir tek gerçeği bile öğrense kârdı. Acele etmeyecek, panik yapmayacaktı ama ipin ucunu da bırakmayacaktı. Peki nereden başlayacaktı, düşününce bulmuştu;
“Lena, hadi bana da sitori mi neyse ondan çekelim kızım. Samiye teyzene atalım, o da eğlenir.”
İnsan yanılır, doğruyu gerçeği karıştırır. Çünkü çoğalan istekleri pencereyi bulanıklaştırır. Her insan ister, mesele isteklerinin miktarı ve tatmin olma becerisi…
Pervin’in istekleri arttıkça mutsuz bir insana dönüşmüştü. İsteklerini kontrol edemedikçe hayatın gerçeğini asıl kendisi görememişti. İşte, algısal yanılgıları da burada başlamıştı. Vicdanı susmuştu ve kızının anne figürüne ihtiyacının farkında değildi. Hatta kızının bireyselliği onun için savunulacak bir şeydi.
Peki ya Cahide… Lena için ne yapsın? Kayalıklarda hayata tutunmaya çalışan zeytin ağacını yok mu saysın? Ya da mücadele edip ondan en kaliteli özü mü çıkarsın? Şifa barındıran zeytinyağı gibi, belki Cahide’nin şifası da Lena’da gizlidir…
“Boomer Da Olduk” için 23 yanıt
-
İnsan yanılır, doğruyu gerçeği karıştırır…Çok güzel ve ne kadar önemli bir cümle…Emeğinize saglık
-
Şifa yetiştiren olmada gizli…
-
-
“Birinin şu kıza hayatı anlatması lazım” artık hayatı bize sosyal medya anlatır oldu. Neyi yaşamamızı istiyorlarsa onu sunuyorlar bizlerde düşünmeden irdelemeden kabul ediyoruz…
-
Cahide hanımların çoğalmasına ihtiyacı var bu dünyanın. Günden güne modernleşiyoruz adı altında mutsuzluğun içine batıyoruz el birliğiyle 😔.
-
“Bizim zamanımızda…” diye başlayan cümlelerin şimdiki zamanın nesillerin bir faydası var mı? Onların faydasına ne olur? Onlarla iletişim kurmak için bizim de yeniden öğrenmemiz gerekiyor… Doğruyu anlatmaya çok hevesliyiz ama “Nasıl anlatabiliriz?” kısmına çalışmadan da olmuyor…
-
İnsanın istekleri kontrolden çıktıkça yanılgısı arttıkça nasıl da yanlışını savunmaya başlıyor ve vicdan sistemi susuyor…
-
Hayatında olan insanların yanılgılarını görmek ve bunun için elinden bir şey geldiğini düşünmek üzücü oluyor. Ama her zaman yapılabilecek bir şey var ve anneanne onu fark etmiş onun dilinden konuşmaya çalışmış. Güzel bi yöne dikkat çekmiş.
-
Yetiştirmek ve büyütmek arasındaki ince çizgiyi fark edebildiğimiz güzel bir farkındalık yazısı… Ümit barındırması çok güzel 🤍
-
Cahide, kırgın, yorgun, bazen öfkeli.
Ama bir farkı var , vazgeçmiyor.“Bir şekilde onun dünyasına girmem lazım.”
Bu cümle metnin kalbi.
Eskiyle yeninin kavgası değil bu; temas arayışı. Uyumlanma…Ve final hamlesi çok güçlü:
“Hadi bana da sitori mi neyse ondan çekelim kızım.”
Bu bir teslimiyet değil; hikmet.
Cahide kendi değerinden vazgeçmeden, Lena’nın diline yaklaşmayı seçiyor. -
İsteklerimizi kontrol edemediğimizde, isteklerimiz bizi yönetiyor. Asıl sorulması gereken soruyu sormadan da isteklerin kölesi oluyoruz. Bu isteği mi gerçekten ihyiyacım mı? Umarım doğru cevabı verebiliriz…
-
Zor şartlarda kök salan şeylerin özünün daha kıymetli olabileceği, hem umut hem sorumluluk yüklüyor. Yazı, “nasıl ebeveyn olunmalı?” sorusundan çok, “kim vazgeçmemeli?” sorusunu sorduruyor.
-
İnsanın istekleri gerçekten uzaklaştıkça, yaşadığı çevre de benzer bir hayat yaşıyorsa, nasıl bir aldatmacanın içinde olduğunun farkına varamıyor
Beslenmeden eğitime, düğün organizasyonlarından tatillere, çocuk yetiştirmeden alışverişe , herkesin normalleştirdiği ve birbirine benzediği için tuhaflığını da farketmediği bir dönem de, insanın yanılgısını farkedebilmesi çok zor
Bu farkındalığı oluşturmaya çalışanların işi daha da zorBu konuda sabırla emek veren büyükannelere, blog yazarlarına, eğitimcilere, ilim sahiplerine teşekkürler…
-
Yaşlı bir komşuma kızı tiyatro bileti almıştı.
Ona eşlik etmişti istememesine rağmen
Ve şöyle söylemişti
“ Nasihatlerimizi dinlemelerini istiyorsak bir yerlerde onlara da uyacağız onları anlayacağız yavrum ne yapalım “
Bu yazı aklıma getirdi ☺️ -
Doğru ve yanlışı ayırmak ne kadar önemli, hayat insanın isteklerini ayarlarını bozdu. Birde boomer a geldi.
-
Ben çocogumu yetiştirecek miyim yoksa büyütecek miyim ilk burada başlıyor
-
Uyumlarınca ilişki başlıyor, alış-veriş oluyor 🧩
Uyum olmazsa ne öğretici ne de öğrenen oluyor. -
Bir topluluğu cahilleştirmenin en etkili yolu aileyi bozmak.. ailede yetiştiren doğruyu yanlış yanlışı doğru bilince nasıl güzel bir dünya beklenebilir ki..
-
Kol kola girip bir süre birlikte yürüdükten sonra , çamurlu yoldan çıkıp orman yolunda birlikte yol almak gibi geldi şu yazı bana. Ergen tayfayla ne yapacağını bilemeyen tüm annelerin gönlüne şu serpti , ne güzel 🥰
-
Ah nasılda günümüz annelerini anlatmış. Vurdumduymaz.. Ama yetiştirilmesi gereken bir çocuk var. Yine büyüklerimiz endişeleniyor.
Çocuklarımızı doğru yetiştirmeyi, verilecek tepkileri öğretecek bir sistem.
İyiki… -
Üzüm üzüme baka baka kararır. Sosyal medyayla uyanıp uyanan bir nesil elbet orada gördüklerine benzeyecek. Zamanında biz de televizyondaki ünlülere özeniyorduk. Z kuşağı, alfa kuşağı diye onları ötekileştirmek yerine bir noktada uyumlanıp sonra onları çekmemiz lazım ama nasıl?..
-
Ailenin önemi; büyütmek ve yetiştirmek aynı değil maalesef ve yetiştirirken yetiştiricinin de şifalanması ne güzel✨️gerçeği söylemek önemli lakin nasıl ve ne zaman söyleyeceğini bilmek daha da önemli ✌️
Herkese iyi haftalar diliyorum🌼
-
Peki ya Cahide Lena için ne yapsın?
Onun icin onun lehine mücadeleye devam etsin…
Elinden kayıp gitmesi, herkese göre hareket etmesi kolay…
Toplamda lebine olan hauat icin odensin bedeller anda anlamasa da…
Sevklendirerek, sabderedek yol almaya calışmalı… -
‘İnsan yanılır, doğruyu gerçeği karıştırır. Çünkü çoğalan istekleri pencereyi bulanıklaştırır. Her insan ister, mesele isteklerinin miktarı ve tatmin olma becerisi’
cümlenin içinde gizli sihirli kelime; ‘tatmin olma becerisi’ tüm yanılgılarımız tatminsizliğimizden değil mi?
Bir yanıt yazın