Sude, sabahın ilk ışıkları ve kuşların sesleriyle kalkıp camı açtı. Temiz havayı içine çekiyordu ki o sırada alarmı çaldı. Bu sefer olmuştu; alarmı ertelemeden, hatta 5 dk erken kalkabilmişti. Uzun zamandır kendini dinç hissetmiyor, eli kolu kalkmıyordu. Şu 5 dakika bile umutlandırmıştı Sude’yi. Bayadır ölçüyü kaçırmıştı, aldığı kilolardan sonra metabolizması yavaşlamıştı. Yanlışlarının farkındaydı…
Yeni bir gün, yeni bir umut ile güne başlamış; kızı Mısra’nın sevdiği çikolatalı keki yapmaya başlamıştı. Kalktığında ona sürpriz yapmak istiyordu. Kek malzemelerini karıştırırken kıvamın katı olduğunu fark etti. Kek hamurunun kıvamı farklı, ekmek hamurunun kıvamı farklıydı tabi. Hemen bir ayar çekti ve istediği kıvama ulaştı. Normal bir şeydi. Katı olursa sıvı ekleyecek, cıvık olursa da un ekleyecekti. Kıvamı tutturamazsa istediği lezzete ulaşamayacaktı. Karıştırırken daldı Sude?
“Yemek yemeyi de fazla kaçırdım, kıvamı tutturamadım, şimdi kaskatı oldum, hareketim azaldı.” dedi kendi kendine…
“Ne tuhaf… İlişkilerim de böyle olmadı mı? Annemle çok dengesiz bir ilişkimiz vardı. Şimdikiler toksik ilişki diyor. İş yerinden beni çok çalıştırıyorlar diye şikâyet ediyordum ama bu yoğunluk annemle ilişkimizi dengeye getirmişti aslında. Mesafe iyi gelmişti. Yoğun iş hayatı bize ayar vermiş meğer. Nazım’la evlenince annemle ilişkimizi iyice toparlamıştık. Çok şükür. Her şerde bir hayır var hakikaten. Nazım… Nizam… Tuhaf tuhaf işler…”
“Anne kek mi yapıyorsun?”
Sude dalgınken bir anda kızıyla dış dünyaya döndü.
“Evet ama sana sürpriz yapacaktım. Erken mi kalkmış benim kızım.”
“Anne bir rüya gördüm, çok korktum.”
“Ah kuzum, anlatmak ister misin?”
“Annecim sen yine doktora gitmişsin, biz de teyzemle evde seni bekliyoruz. Sen gelmedin. Biz seni aradık aradık bulamadık. Doktorlar çok hasta dediler, filmlerdeki gibi hastanede uyuyordun. Sana seslendim ama beni duymadın. Aletler vardı her yerinde; yüzün de çok değişikti, çok korktum.”
“Kızım, sen ağlıyor musun yoksa? Ama tatlım senin de dediğin gibi bu bir rüya. Ben gayet iyiyim görüyorsun.”
“Ama hep doktora gidiyorsun. Çok mu hastasın?”
“Tedbir amaçlı gidiyorum yavrucuğum. Çok hasta olmayayım diye.”
Mısra sakinleşip de içeri geçince tekrar daldı Sude. Zihni, kendine bir şeyler anlatıyordu…

“Tedbir amaçlı… Keşke daha önce daha basitken alsaydım. Şimdi işler daha zor. Meğer sağlığımda da kıvamı çoktan bozmuşum. Şimdi kızımın ağzıyla tekrar uyarılıyorum belki de. Altı çizildikçe çiziliyor. Şu kek bile bana öğretmen oldu. Hakikaten çok tuhaf bir sabah…”
Bu sırada kek artık fırındaydı. Mis kokusu evi sarmıştı. Kahvaltı hazırlıklarına başlamış, çayı demliyordu. “Bu yeni çayın ölçüsü nasıl olmalı acaba? Dünkü gibi çok demli olmasın.”
Tekrar zihni konuşmaya başladı:
“Hani argo da “Ayarsız” kelimesi var ya… Ölçüsüz manasına gelen. Düşündüm de kekin de bir ayarı var, çayın da var; yeme-içmenin de ilişkilerin de… Ölçüyü kaçırınca olmuyor. Konu ne olursa olsun istediğimiz performansı alamıyoruz… Eşim bazen konuşmayı çok uzatmama kızar; adamın da ayarını bozuyorum sanırım. İşten sonra onun da kafası kaldırmıyor tabi. İstiyor ki çayını alıp geçsin köşesine… Pazar sabahı konuşurum ben de. Neyse bugün Pazar, çok şükür.” Gülmeye başladı. “Pazartesi başlarız. Zor olacak ama buna da bir ölçü lazım, yapacak bir şey yok. Umarım başarabilirim?”
“Hayatım, ne güzel kokular geliyor. Yardıma ihtiyacın var mı?”
“AYARSIZ MIYIM NEYİM?” için 27 yanıt
-
Ölçü kavramını kekten çaya, ilişkilerden sağlığa kadar çok doğal bir akışla anlatan samimi bir yazı olmuş. Günlük bir sabahın içinden insanın kendine tuttuğu aynayı görmek çok etkileyici….
-
Bir hamur ile ne çok şey anlatılmış. Hayattaki her şeyin kıvamı ne kadar da önemliymiş. Kıvam olmazsa o kek olmaz💙.
-
Yeterli insan öğrenmek istesin o zaman bir kek bile öğretmen oluyor insana… Kaleminize sağlık
-
Hayatın büyük derslerinin çoğu zaman en sıradan anların içinde gizli olduğunu güzel bir şekilde göstermişsiniz. Kaleminize sağlık.
-
Kıvam hayatın sırrı gerçekten… Ve bu kıvamı yakalamak belki de bizim çok da hoşumuza gitmeyen yerlerde zaman zaman yoğunlaşmamızla yakalanacak bir şey haline dönüşebiliyor.
-
-
Her konuda ölçüyü tutturmanın ana mantığı aynı. Keyif veriyor mu? Faydası var mı? Cevap hayırsa orada ölçüsü tutturamamışız demektir. Ne kadar sade ne kadar basit… Görebilmek dileğiyle.
Teşekkürler -
Ölçü çok önemli. Bazen konuşarak bazen susarak ölçüyü kaçırabiliyoruz. Bazen sesin tonuyla, bazen söylediğimiz sözlerle… Bir kıvamı var o kıvam tutmayınca konuşmak da susmak da başa bela oluyor. Yaptığım hataları farkettiren bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık ✨
-
Kıvam hayatın yumuşacık sihirli kelimesi… Ayarını bilmek ayarını bulmak hayatı daha kolay kılıyor. Ayarı kaçan herşey insana zahmet oluyor.
-
Kıvam hayatın yumuşacık sihirli kelimesi… Ayarını bilmek ayarını bulmak hayatı daha kolay kılıyor. Ayarı kaçan herşey insana zahmet oluyor. Bu yazı ile bize ayarı hatırlatanlara teşekkürler.
-
Keke ayar verirken ayar almak ta güzelmiş ☺️🪷
-
Sabah alarmdan önce uyanmasının verdiği ümidi hissettim… 🙂
-
Anda iyi olunca hep iyi zannediyoruz kendimizi
Kıvam önemli 🥲 -
Hamurun kıvamı gibi hayatın da bir kovamı var. Kovamı buldukça insan nizama geliyormuş ☺️
-
Problemlerimizin çözümü en yakınlarımızda bazen bir kekte bile çözüme ulaşabiliyor insan✨
-
Hayatta her şeyin bir ayarı vardır. Bu ayarlar zaman zaman bozulabilir. Önemli olan, ayarlar bozulduğunda bizim de dengemizi kaybetmememizdir. Böyle durumlarda sarsılsak bile hemen toparlanıp dengemizi yeniden kurabilmeliyiz
-
Hayatta yaşantımız da ilişkilerimiz de denge içinde olduğunda daha güzel ve anlamlıdır. Zaman zaman ortaya çıkan dengesizlikler bizi yolumuzdan alıkoymamalıdır. Önemli olan, bu durumlar karşısında pes etmek yerine yeniden dengeyi sağlamak için çaba göstermektir. Sarsılsak bile toparlanıp dengemizi yeniden kurabilmeli ve yolumuza kararlılıkla devam edebilmeliyiz.
-
İlişkilerde, saglıkta, günlük yaşamın koşuşturmacasında dengeyi koruyabilmek, insanın kendisiyle barışık olmasını sağlar. Elbette her zaman dengede kalmak mümkün olmayabilir. Ancak yaşanan dengesizlikler karşısında yeniden ayağa kalkmak, hataları fark edip gerekli düzenlemeleri yapmaktır güzel olan
-
İlişkilerde, duygularda ve günlük yaşamın koşuşturmacasında dengeyi koruyabilmek, insanın kendisiyle barışık olmasını sağlar. Her zaman dengede kalmak mümkün olmayabilir. Ancak yaşanan dengesizlikler karşısında yeniden ayağa kalkmak, hataları fark edip gerekli düzenlemeleri yapmakTIR ÖNEMLİ OLAN.
-
Hayatta her şeyin bir ayarı vardır. Bu ayarlar zaman zaman bozulabilir. Önemli olan, ayarlar bozulduğunda bizim de dengemizi kaybetmememizdir.
-
Bakmayı bilen göze kek, çay bile anlam katar hayatına. Kıvamı yakalamayı, onu kaçrınca neler olduğunu.
Şunların bile kıvamı varsa biz insanın olmayacak mıydı?
Tabiki yakalamayı bilene… -
Kaleminize ,yüreğinize sağlık.
Dengenin önemi bu kadar güzel anlatılabilirdi -
Kıvam kıvamı tutturmak ve kaçırmak ne güzel bir ayar, yemekten hayatımıza ilişkilere…
Sürekliliği de çağrıştırıyor ne güzel bir denge …
-
Anlayacak olana bir hamur bile ne çok şey anlatır… Keyifle okudum, elinize sağlık. Toparlanmak ancak yanlışı fark edip çabalayanlara nasip olur, toparlananlardan olmak dileğiyle 🌷
-
Kıvam… ne kadar önemli bir ayrıntı. ne fazla olacak ne az olacak kıvamında olacak herşey. kekte bile kıvam tutmadığında ne haz ne fayda veremiyorsa o kek, ilişkilerde tutmayan kıvamı siz düşünün birde…
-
İnsan kıvamı kaçırdığı nerede başarılı ve mutlu olmuş ki 🙂
-
Evet hayatta her şeyin bir kıvamı var ve üstelik bir seferlik değil
Kıvamı yakalamak önemli, korumak çok daha önemli
İnsan çoğu zaman kıvamın artık tuttuğunu zannedip , kıvamı bozacak şeyler yapabiliyor -
Kıvamda ustalaşabilmek … Hayatta dengeye gelebilmek…. Kıvamı kacırmadan hayatı yaşayabilmek
Bir yanıt yazın